DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2024 KARAR TARİHİ : 14/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalının araç kiralama işi yaptığını, müvekkili dolandıran ve 50.000.000,00-TL'lik vurgun yapan ... ...'ın araç kiralamak istediğini ve sözde alacaklı olan şahsı tanıdığını beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkili ile ... ...'ın araç kiralama sahibi davalının yanına ittiğini, aracı müvekkilinin de kullanabilmesi adına bu sözleşmeyi imzalamasının şart olduğunu, aksi takdirde kullanamayacağının davalının beyan ettiğini, bunun üzerine sözleşme gibi görünen ve ardından yırtılarak tek başına kullanılabilecek bir senet haline getirdiğini, senet üzerinde ne tanzim tarihinin, ne de...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/53 Esas KARAR NO : 2024/655 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2024 KARAR TARİHİ : 14/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalının araç kiralama işi yaptığını, müvekkili dolandıran ve 50.000.000,00-TL'lik vurgun yapan ... ...'ın araç kiralamak istediğini ve sözde alacaklı olan şahsı tanıdığını beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkili ile ... ...'ın araç kiralama sahibi davalının yanına ittiğini, aracı müvekkilinin de kullanabilmesi adına bu sözleşmeyi imzalamasının şart olduğunu, aksi takdirde kullanamayacağının davalının beyan ettiğini, bunun üzerine sözleşme gibi görünen ve ardından yırtılarak tek başına kullanılabilecek bir senet haline getirdiğini, senet üzerinde ne tanzim tarihinin, ne de alacak kaleminin olmadığını, bahse konu kısımların doldurularak davacı müvekkilinin mağduriyetlerine bir yenisi daha eklediğini, icra takibinin başlatılığı gün vurgun yapan ... ...'ın sırra kadem bastığını ve sözde araç kiralama şirketinin aracıyla ortalıktan kaybolduğunu, ... ...'ın ortalıkta görünmediği tarih anında bu kötü niyetli takip başlatıldığını ve yürütüldüğünü, bahse konu senedin teknik incelemeler yapılarak fark edilecek hususları bir sözleşmeden ayrılarak pencere sözleşme haline getirilmesi olduğunu, yapılan bu eylemin TCK. m. 209 gereğince açığa imzayı kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu, taraflar arasındaki muhataplığın sadece araç kiralamaya ilişkin olduğunu ve ilgili dönemlerde araç kiralayan ... ...'ın ödemeler yaptığını, bahse konu borcu meydana getirecek herhangi bir fiil bulunmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep edilmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; takibe konu senedin kambiyo senedi niteliğine haiz olup bu hususun sabit olduğunu, bu nedenle kambiyo senedinin kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiğini, kambiyo senedindeki imzanın davacıya ait olduğunun ortada olduğunu ve davacının imzayı inkar etmediğini, davacının senette avalist olarak yer aldığını, aval veren davacının müvekkili ile keşideci dava dışı ... ... arasındaki ilişkiden kaynaklanan defileri sürerek sorumluluktan kurtulabilmesinin mümkün olmadığını, davacının tamamen şifahi nitelikte ve hatta iftira suçuna vücut veren iddialar dışında, bu iddiasını yazılı olarak ispat etmekten uzak olduğunu, senedin kambiyo senedi niteliğinde olduğu göz önüne alındığında ispat yükünün davacının üzerinde olduğunun açık olduğunu, davacı tarafından soyut iddialar dışında dosyaya borcun ödendiğine yönelik bir belge sunulamadığından öncelikle bu sebep...