Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından 3 adet ---------- şekil markasının ------------- nezdinde Enstitüsü ----------, ---------- ve ---------- numaralar ile tescilli ettirildiğini, müvekkilinin temsile ve ilzama yetkili olduğu şirket üzerinden tescilli markasıyla uzun süredir ticari faaliyet yürüttüğünü, sonrasında da lisans verdiğini, marka tescili yapılan alanda kendisine bir pazar payı oluşturduğunu; hal böyle iken davalının, müvekkilinin tescilli markası ile aynı mal ve hizmet sınıfında yer alan alanlarda iltibasa neden olacak ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde marka kullanımının olduğunun tespit edildiğini, bu durumun müvekkilinin kullandığı tescilli marka ile karıştırılma tehlikesine neden olacak nitelikte olduğunu, bu durumun Sayın...
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/115 Esas KARAR NO: 2024/247 DAVA: Marka (Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ: 18/05/2022 KARAR TARİHİ: 15/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından 3 adet ---------- şekil markasının ------------- nezdinde Enstitüsü ----------, ---------- ve ---------- numaralar ile tescilli ettirildiğini, müvekkilinin temsile ve ilzama yetkili olduğu şirket üzerinden tescilli markasıyla uzun süredir ticari faaliyet yürüttüğünü, sonrasında da lisans verdiğini, marka tescili yapılan alanda kendisine bir pazar payı oluşturduğunu; hal böyle iken davalının, müvekkilinin tescilli markası ile aynı mal ve hizmet sınıfında yer alan alanlarda iltibasa neden olacak ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde marka kullanımının olduğunun tespit edildiğini, bu durumun müvekkilinin kullandığı tescilli marka ile karıştırılma tehlikesine neden olacak nitelikte olduğunu, bu durumun Sayın Mahkemenin ---------- D. İş sayılı dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalıya gönderilen ---------- Noterliğinin 28.07.2016 tarih ve -------- yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen davalının belirtilen kullanıma devam ettiğini, davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ve markalar arasındaki ayniyet derecesindeki benzerliğin, görsel olarak iltibasa neden olacak nitelikte ve halk tarafından genel kullanıcı açısından karışıklığa mahal verecek özellikte olmasının müvekkili aleyhine marka tecavüzü niteliğinde olduğunu, davalı tarafın haksız fiil teşkil eden eylemleri nedeniyle yapılan savcılık şikâyeti sonucunda ---------- sayılı dosyasından verilen kararla davalı şirket yetkilisi --------- üzerine atılı marka hakkına tecavüz suçundan eylemine uyan SMK m.30/1 uyarınca cezalandırılmasına karar verildiğini, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olup davalının haksız fiilinin marka tecavüzü teşkil ettiğinin sabit olduğunu, davalının 556 s. KHK/m.62 ve 66-b gereğince elde ettiği haksız kazancı tazmin zorunluluğu doğduğunu, müvekkilinin markasına karşı oluşturduğu güven ve ticari itibarının tecavüz dolayısıyla zedelenmesi sonucu manevi tazminata hakkı olduğunu ileri sürerek, davalının tecavüze konu --------- ibareli kullanımının engellenmesini ve 200.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiği iddia edilmişse de böyle bir durumun söz konusu olmadığını, taraf markaları arasında hiçbir benzerliğin ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının ----------Ş.nin yetkilisi olduğunu, ---------- markasının bazı alanlarda şirket adına bazı alanlarda ise davacı adına tescil edildiğini, marka arama motorlarında aratıldığında davacının adına tescilli marka ile ilgili hiçbir sonuç çıkmadığını, zira şirketin aktif olarak ...