DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı yüklenici, davalı iş sahibi ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davalı için fason üretim yaptığını, kedisine verilen siparişleri zamanında davalıya teslim ettiğini, fatura düzenlediğini ancak 185.347,56 TL cari hesap alacağı olduğunu, takip başlattığını belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 15.09.2017 tarihli satım sözleşmesi ve eklerine dayandığını, davacının süreç içerisinde verilen siparişlere hiç başlamadığını yada geç teslim ederek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/858 KARAR NO: 2024/1221 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/01/2021 NUMARASI: 2019/230 Esas, 2021/91 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı yüklenici, davalı iş sahibi ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davalı için fason üretim yaptığını, kedisine verilen siparişleri zamanında davalıya teslim ettiğini, fatura düzenlediğini ancak 185.347,56 TL cari hesap alacağı olduğunu, takip başlattığını belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 15.09.2017 tarihli satım sözleşmesi ve eklerine dayandığını, davacının süreç içerisinde verilen siparişlere hiç başlamadığını yada geç teslim ederek davalının zararına sebebiyet verdiğini bu yüzden alacaklı konumda olduğunu iddia ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap şeklinde olduğu, davalının geç teslim iddiasına konu malların davacı tarafından davalıya teslim edilmediği, bu ürünlerin üretimine ilişkin kayıtların davacının defterinde yer almadığı, sipariş iptali sebebiyle ise davalının kar mahrumiyetinin 43.433,90 TL olduğu, davacının alacağından mahsubu sonucu davacı alacağının 141.913,64 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, , davalının kar mahrumiyeti zararının doğru olmadığını gecikmelerden davalının kusurlu olduğunu, mail yazışmalarından bu durumun belli olduğunu, davalının kar kaybına sebebiyet veren ürünleri diğer firmalara üretebilecekken basiretli tacir gibi davranmayarak bunu yapmadığını, davalının zararı olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinafında, davacının anlaşma gereği edimlerini hiç yada zamanında yerine getirmediğini, sözlü olarak bir çok kez uyarıldığını, 2. Ek bilirkişi raporunun sonuç bölümüne göre davalının borcu olmadığının tespit edildiğini, davacının iki ürünün gecikmesinden dolayı ürünlerin iptaline sebebiyet verdiğini ve bu ürünlerin başka firmadan teslim alındığını, bedellerinin ödendiğini, mahkemenin ticari sözleşme hükümlerini yok sayarak karar verdiğini, sözleşmenin 8.2 maddesinin uygulanması gerektiğini, terditli hesaplamaya göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, cevap dilekçesindeki itirazların dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir....