DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 17/07/2023 KARAR TARİHİ : 10/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 16/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, bankacılık sözleşmesinin haksız şekilde feshinin tespiti ile sözleşme ilişkisinin devamına karar verilmesine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalı banka ile bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzaladıklarını, bankanın ihtarname ile sözleşmeyi feshederek, bankada bulunan hesaplarında artık işlem gerçekleştirmeyeceğini bildirdiklerini, sözleşmenin feshi için geçerli bir sebebin bildirilmediğini, davalının fesih için tek gerekçesinin bir kısım ülkeler üzerinden taşıma işi yapması olduğunu, bankanın müşteri haklarını ihlal ettiğini ve Bankacılık...
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/700 Esas KARAR NO : 2023/867
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 17/07/2023 KARAR TARİHİ : 10/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 16/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, bankacılık sözleşmesinin haksız şekilde feshinin tespiti ile sözleşme ilişkisinin devamına karar verilmesine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalı banka ile bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzaladıklarını, bankanın ihtarname ile sözleşmeyi feshederek, bankada bulunan hesaplarında artık işlem gerçekleştirmeyeceğini bildirdiklerini, sözleşmenin feshi için geçerli bir sebebin bildirilmediğini, davalının fesih için tek gerekçesinin bir kısım ülkeler üzerinden taşıma işi yapması olduğunu, bankanın müşteri haklarını ihlal ettiğini ve Bankacılık Kanununda belirtilen etik ilkelere riayet etmediğini, rekabetin korunmasına aykırı hareket ettiğini, bir kamu hizmeti olan bankacılık hizmetinden mahrum bırakılamayacaklarını, mevduat ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engellemenin suç olduğunu, bankanın sözleşme feshi için öne sürdüğü gerekçelerin yerinde olmadığını savunarak, banka hesaplarının tekrar aktif edilerek, bankacılık işlemlerine erişiminin sağlanmasını talep etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; sözleşme serbestisi kapsamında davacı ile sözleşme ilişkilerinin devamının sağlanması yönünde zorlayıcı bir hüküm kurulamayacağını, davacı şirketin hesaplarının dava tarihinden kapatılmamış olması nedeniyle dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı hesaplarının MASAK ve Uluslararası Bankacılık Uyum Kuralları gereğince kapatıldığını, davacı şirket yetkilisinin İngiltere vatandaşı ve bu ülkede yerleşik olması, işlemlerin 1996 doğumlu vekil şahıs tarafından gerçekleşmesi ve hesap sahibince hiçbir işlemin yapılmaması, görünürde Türkiyede yerleşik olmayan ve yaşamayan kişinin Türkiyede yerleşik firmas kurması ve firmaya ait işlemlerin vekil aracılığıyla gerçekleşmesi, firma hesabına yüksek montanlı USD ve Euro bedeller yatırıldığını ve bu bedellerin elden nakit olarak yatırıldığını, bedellerin kaynağına ilişkin evrak talep edildiğinde, firmanın Türkmenistan ihracatları olduğunun bildirildiğini, tutarların döviz bürosu aracılığı ile geldiğini, işlem taraflarını gösterir döviz değişim/döviz alım-satım belgelerinin paylaşılmadığı, ilgili gümrük belgelerinin incelenmesinde kullanılan sınır kapısının Gürbulak sınır kapısı olduğunun tespit edilmesi ile ilgili sınır kapısının doğrudan İrana açılması nedeniyle banka ve OFAC politikalarınca yasaklı olduğunu, ABD Hazine Bakanlığının (OFAC) yasaklı işlem kurallarının İran gümrüğünden geçen malların yasaklı olduğuna ilişkin olduğunu, MASAKın müşteirnin tanınması ilkesi kapsamında sıkılaştırılmış tedbirler rehberinde de bu yönde düzenlemeler olduğunu, davacının dilediği ...