Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereği basiretli bir tacir gibi sözleşmeden kaynaklanan ve üzerine düşen her türlü asli ve tali yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın, asil yükümlülüğü olan bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, buna binaen alacak hakkının elde edilmesi gayesiyle cebri icra yoluna başvurulduğunu, icra ve iflas kanunu gereği maddi hak ve alacaklarının yerine getirilmesi amacıyla; ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, anılan takip bakımından davalı tarafa ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı tarafın, taraflarınca başlatılan takibe hitaben haksız ve kötü niyetli olarak asıl alacağa faizlere ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı tarafın itirazında...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/792 Esas KARAR NO:2023/755
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:18/11/2022 KARAR TARİHİ:24/10/2023
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereği basiretli bir tacir gibi sözleşmeden kaynaklanan ve üzerine düşen her türlü asli ve tali yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın, asil yükümlülüğü olan bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, buna binaen alacak hakkının elde edilmesi gayesiyle cebri icra yoluna başvurulduğunu, icra ve iflas kanunu gereği maddi hak ve alacaklarının yerine getirilmesi amacıyla; ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, anılan takip bakımından davalı tarafa ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı tarafın, taraflarınca başlatılan takibe hitaben haksız ve kötü niyetli olarak asıl alacağa faizlere ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı tarafın itirazında haksız olduğunu, haksızlık kavramının borcun likit olup olmamasına göre saptanacağını, borcun likit olmasının, borcun muayyen, belirli olması anlamında olduğunu yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurların bilinmesi gerektiğini veya bilinebilecek durumda olması gerektiğini, Yargıtay 18.Hukuk Dairesi ... ve 24/02/2003 tarihli kararın bu yönde olduğunu iddia ettiğini belirterek itirazı iptaline karar verilerek icra takibinin devamını, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı tarafından yasal sürede cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, cari hesaptan kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 16.910,86-TL alacağın tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından yasal 7 günlük süre içinde borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. İcra dosyası, davacı alacağını oluşturan faturalar ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki ihtilaf alacağın varlığı ve miktarı noktalarında toplanmakta olup, taraflarca dayanılan deliller toplandıktan sonra taraf defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak alacağın varlığı ve varsa miktarı noktasında mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacı şirket vekilince, 11.04.2022 - tarihinde, .... - İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine; cari hesap bakiye borcu sebebiyle 16.910,86 TL tutarında ilamsız takip başlatıldığı,Usülüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre, 11.04.2022 takip tarihi itibariyle davalı şirketin 16.910,86 TL borç bakiyesin...