Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar, mahkememize verdiği dava dilekçesiyle kendileri aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ancak takip konusu alacağın neden kaynaklandığının takip talebinde yer almadığını; üstelik alacaklı ile aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığını, davalıya herhangi bir şekilde borçlu olmadıklarını belirterek; icra dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline ve davalıdan %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazında bulunmuş ayrıca davanın esasına ilişkin savunmalarını da ileriye sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/324 Esas KARAR NO:2023/724
DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:07/06/2022 KARAR TARİHİ:01/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar, mahkememize verdiği dava dilekçesiyle kendileri aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ancak takip konusu alacağın neden kaynaklandığının takip talebinde yer almadığını; üstelik alacaklı ile aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığını, davalıya herhangi bir şekilde borçlu olmadıklarını belirterek; icra dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline ve davalıdan %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazında bulunmuş ayrıca davanın esasına ilişkin savunmalarını da ileriye sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı TTK'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, kanun ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir", yine aynı Kanunun 16/1 maddesinde ise Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar. hükmünü içermektedir. 26/06/201...