Taraflar arasındaki Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi ve eklerine göre davalı şirketin distribütörü sıfatıyla ticari faaliyete başlandığını, istenen satış seviyesine ulaşılamayınca Şubat 2016'da yapılan görüşmeler doğrultusunda takip eden dönemde ürün iadelerinin gerçekleştirilmesi suretiyle distribütörlük ilişkisinin tasfiye edilmesi kararı alındığını, davacı şirketin sözleşmeyi %3 oranındaki iadesizlik priminden vazgeçmek suretiyle imzaladığını ve çalıştığı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1617 KARAR NO: 2023/1340 KARAR TARİHİ: 30/11/2023 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/01/2020 NUMARASI: 2016/752 Esas - 2020/56 Karar DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023 Taraflar arasındaki Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi ve eklerine göre davalı şirketin distribütörü sıfatıyla ticari faaliyete başlandığını, istenen satış seviyesine ulaşılamayınca Şubat 2016'da yapılan görüşmeler doğrultusunda takip eden dönemde ürün iadelerinin gerçekleştirilmesi suretiyle distribütörlük ilişkisinin tasfiye edilmesi kararı alındığını, davacı şirketin sözleşmeyi %3 oranındaki iadesizlik priminden vazgeçmek suretiyle imzaladığını ve çalıştığı sürece bu primleri almadığını, ortak alınan karara istinaden davalı şirket ile görüşülerek iade edilecek ürün listeleri ve iade raporları oluşturulduğunu, peyder pey ürün iadesine başlandığını, iade işlemleri tamamlanmakta iken davalı şirket tarafından keşide edilen ihtarname ile tebliğden itibaren ürün iadesinin kabul edilmeyeceğinin beyan edildiğini, cevabi ihtarnamede sözleşmenin 16. Maddesinde yer alan iade mallar ile ilgili hükümlere ek olarak son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin iadesinin de yapılabileceği hükümlerine istinaden iadenin kabul edilmesi gerektiği belirtildiği halde iade alınmama konusunda ısrar edildiğini, 21.489,26-TL tutarındaki ürünün iade alındığı halde kalanın alınmamasının hukuki değerinin olmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, iade alınmayan ürün bedeli 140.965,79-TL(davalı şirketten satın alma bedeli) nin 29/04/2016 temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı şirketin sattığı ürünleri geri alacağını yazılı veya sözlü olarak hiçbir zaman kabul etmediğini, atıf yapılan çalışma şartları başlıklı ticari satış sözleşmesinde veya distribütörlük ilişkisinde ayıpsız malın iadesi diye bir hak olmadığını, davacı şirketin 23/01/2016 tarihinden beri ürün satın almadığını, hatta 24/03/2015 tarihinden bu yana ürünleri piyasaya sürmeden elinde tuttuğunu, raf ömrünün dolmasını beklemenin açık bir kötü niyet olduğunu öne sürerek davanın yetkisizlikten ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin...