İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/231 Esas 2021/910 Karar sayılı dosyasından verilen 27/10/2021 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin .... Sokak No:... ... adresine 11582514 nolu inşaat yaptırdığı (şantiye)aboneliği sayacının, ödenmeyen su borçlarından dolayı 22/10/2014 tarihinde sökülüp borcun tahsili için yasal yollara başvurulduğunu, sayaç sökük durumda iken; 11/09/2015 tarihinde kaçak su araştırma ve kontrol elemanları tarafından abonelik adresinde yapılan kontrolde sayaçsız direkt bağlantı yapılmak suretiyle su kullanıldığının rapor edildiğini, sayacın borçtan dolayı söküldüğü tarih olan 22/10/2014 ile kaçak tespit tarihi olan 11/09/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kullanım için, davalıya ait...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/218 KARAR NO : 2023/2168
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2020/231 Esas-2021/910 Karar DAVA TARİHİ : 05/06/2020 KARAR TARİHİ : 27/10/2021 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAİRE KARAR TARİHİ : 01/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/12/2023
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/231 Esas 2021/910 Karar sayılı dosyasından verilen 27/10/2021 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin .... Sokak No:... ... adresine 11582514 nolu inşaat yaptırdığı (şantiye)aboneliği sayacının, ödenmeyen su borçlarından dolayı 22/10/2014 tarihinde sökülüp borcun tahsili için yasal yollara başvurulduğunu, sayaç sökük durumda iken; 11/09/2015 tarihinde kaçak su araştırma ve kontrol elemanları tarafından abonelik adresinde yapılan kontrolde sayaçsız direkt bağlantı yapılmak suretiyle su kullanıldığının rapor edildiğini, sayacın borçtan dolayı söküldüğü tarih olan 22/10/2014 ile kaçak tespit tarihi olan 11/09/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kullanım için, davalıya ait abonelik adına 246.665,43-TL kaçak su bedeli tahakkuk ettirildiğini, tahakkuk ettirilen borcun 07/10/2015 tarihinde davacı şirkete bildirildiğini, davalı şirketin takip konusu borçtan sorumlu olmadığı iddiası ile İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/790 esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığını, yapılan yargılama sonunda 31/01/2017 tarihli ilam ile davanın reddine karar verildiğini, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2017 tarih 2017/662 esas 2017/604 karar ve Yargıtay 3.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 04/04/2019 tarih 2017/14176 esas 2019/3010 sayılı ilamı ile kesinleştiğini, davalı şirketin kesinleşen mahkeme kararına rağmen kaçak su borcunu ödenmediği için davaya konu icra takibinin yapıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından yapılan bütün işlemlerin yasaya ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, hukuki dayanaktan yoksun, gerçeğe aykırı iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, haksız fiil niteliğinde bulunan iddianın görülmesinde mahkemenin yetkili ve görevli bulunmadığını, bu sebeple gerek yetki ve gerekse de görev yönünden açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, zamanaşımının gerçekleştiğini, müvekkilinin kaçak su kullandığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, uyuşmazlık konusu adreste bir site inşa edildiğini, yapıma başlamadan önce davacı nezdinde şantiye sahasına su bağlam...