Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/12/2020 tarih ve 2020/143 Esas - 2020/357 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2019/33800 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin "... ..." ve "..." ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın kabulü ile müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme talebinin de YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili başvurusu ile davacı...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1663 - 2023/1572 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1663 KARAR NO : 2023/1572 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2020 NUMARASI : 2020/143 E. - 2020/357 K.
DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/12/2020 tarih ve 2020/143 Esas - 2020/357 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2019/33800 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin "... ..." ve "..." ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın kabulü ile müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme talebinin de YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığını, müvekkili başvurusunu oluşturan "..." markasının özgün bir ibare olduğunu, bu ibarenin parçalarına ayrıldığını ve içerisinden "..." kelimesinin seçilerek hukuka aykırı bir iltibas değerlendirmesi yapıldığını, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında kavramsal, işitsel ve görsel intiba olarak bir benzerlik bulunmadığını, bu nedenle müşteri kitlesi tarafından iki marka arasında bağlantı kurulması, karıştırılması ihtimalinin mevcut olmadığını, "..." ibaresinin tek başına zayıf marka olduğunu ve 29. sınıf mallarda kimse adına tescilli bulunmadığını, 29. ve 30. sınıf mallarda farklı firmalar adına tescil edilen markaların olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-1337 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili tarafından önceki tarihlerden beri kullanılan "..." ibareli markaların bulunduğunu, bu markaların uzun süredir kesintisiz ve fasılasız olarak kullanılarak maruf ve meşhur hale getirildiğini, dava konusu başvurunun esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMKnın 6/1 hükmü uyarınca iltibasın mevcut bulunduğunu, davalı markasının, müvekkili şirket markasının ayırt edici niteliğini zedelediğini, marka tecavüzü suretiyle tüketici zihninde karışıklık yarattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamındaki 29. sınıf m...