MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 10.12.2019 NUMARASI: 2018/930 Esas - 2019/1216 Karar DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alım satım akdi kurulduğunu, bu kapsamda davalı tarafın müvekkilinden yurt dışında farklı şirketler tarafından üretimi yapılan ürünleri tedarik ettiğini, buna karşılık davalı tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde müvekkili şirkete atfedilemeyecek biçimde kendisine tedarik edilen ürünlerin ayıplı olduğunu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1985 KARAR NO: 2023/1983 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 10.12.2019 NUMARASI: 2018/930 Esas - 2019/1216 Karar DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alım satım akdi kurulduğunu, bu kapsamda davalı tarafın müvekkilinden yurt dışında farklı şirketler tarafından üretimi yapılan ürünleri tedarik ettiğini, buna karşılık davalı tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde müvekkili şirkete atfedilemeyecek biçimde kendisine tedarik edilen ürünlerin ayıplı olduğunu iddia ettiğini, ayrıca davalı tarafından müvekkili şirket tarafından tedarik edilen ürünlerin resmi sertifikayı taşımadığının iddia edildiğini, müvekkili şirketin doğrudan davalı şirketin siparişini tedarik ettiğini ve onun isteği ile hareket ettiğini, sadece tedarik ile sorumlu olan müvekkili şirketin ayrıca ürünün montajı, deneme uygulaması ve tetkiklerini yapmadığını, bu aşamada davalı şirketin ürünleri monte eden veya kullanan kişilerin ehil, eğitimli kişiler olup olmadığının bilinmediğini, bu sebeple doğrudan müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusurun varlığının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ticari alım satımdan doğan alacağını tahsil etmek üzere davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, takibin devamına ve ödeme emrinin kabulüne, müvekkilinin davalı taraftan olan alacağının takip tarihinden sonra işlemiş bulunan ticari avans faiziyle tahsiline, davalı taraf aleyhine haksız itiraz nedeni ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı tarafın bankalar nezdinde bulunan hesaplarına veya maliki bulunduğu taşınmazlardan borcu karşılar nitelikte olan bir taşınmazı hakkında mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; huzurdaki davanın tamamen kötü niyetli açıldığını, davacının müvekkili şirkete ayıplı mal satmış olmasına rağmen ayıplı ürün bedelini talep ettiğini, satılan ürünlerin yüksek sıcaklık ve basınç altında kusurlu olmaları halinde uygulandığı yerlerde bomba etkisi yapabilecek tehlikeli ürünler olduğunu, davacının ayıplı contalarının sızdırması nedeniyle contalarla kullanılan camların dahi eridiğini, sektöründe bilinirliği olan müvekkili şirketin ayıplı contalar nedeniyle itibar kaybına uğradığını, zararı en az seviyeye indirme için hatalı ürünlere müdahale edilmek dur...