2797 sayılı Yargıtay Kanununun 16/5 ve 45/2. maddeleri uyarınca konuyu inceleyen Birinci Başkanlık Kurulu isteği yerinde görerek içtihat aykırılığının içtihadı birleştirme yolu ile giderilmesine, 15/5/1986 gün ve 46 sayı ile karar vermiştir. Yargıtay Birinci Başkanlığı'nın 13/4/1987 gün ve 1536 sayılı yazısı ile Hukuk Genel Kurulu kararının varlığı da gözetilerek, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunda gündeme alınan konu hakkında raportör üyenin açıklamaları dinlenerek öncelikle kararlar arasında aykırılık bulunup bulunmadığı yönü tartışılmış ve "miras bırakanın yaptığı temliki tasarrufun tenkisi için dava açılması halinde sonradan bu tasarruf için muvazaaya dayalı iptal davası açılıp açılmayacağı hakkında" Hukuk Genel Kurulu, 1 ve 14. Hukuk Daireleri kararları arasında içtihat aykırılığının bulunduğunun oybirliği ile belirlenmesi üzerine işin esasına geçilerek gereği...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1986/4 K.1987/5 T.22.5.1987 R.Gazete No.19595 R.G. Tarihi: 5.10.1987 MUVAZAA NEDENİYLE İPTAL TENKİS DAVASI MİRAS BIRAKANIN YAPTIĞI TEMLİKİ TASARRUFLARDAN ZARAR GÖREN MİRASÇILAR TENKİS DAVASI İLE BİRLİKTE KADEMELİ OLARAK VEYA TENKİS DAVASI AÇTIKTAN SONRA AYRI BİR DİLEKÇE İLE BORÇLAR KANUNUNUN 18. MADDESİNE DAYALI MUVAZAA NEDENİYLE İPTAL-TESÇİL DAVASI DA AÇABİLİRLER. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 16/5 ve 45/2. maddeleri uyarınca konuyu inceleyen Birinci Başkanlık Kurulu isteği yerinde görerek içtihat aykırılığının içtihadı birleştirme yolu ile giderilmesine, 15/5/1986 gün ve 46 sayı ile karar vermiştir. Yargıtay Birinci Başkanlığı'nın 13/4/1987 gün ve 1536 sayılı yazısı ile Hukuk Genel Kurulu kararının varlığı da gözetilerek, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunda gündeme alınan konu hakkında raportör üyenin açıklamaları dinlenerek öncelikle kararlar arasında aykırılık bulunup bulunmadığı yönü tartışılmış ve "miras bırakanın yaptığı temliki tasarrufun tenkisi için dava açılması halinde sonradan bu tasarruf için muvazaaya dayalı iptal davası açılıp açılmayacağı hakkında" Hukuk Genel Kurulu, 1 ve 14. Hukuk Daireleri kararları arasında içtihat aykırılığının bulunduğunun oybirliği ile belirlenmesi üzerine işin esasına geçilerek gereği görüşüldü: Birinci Hukuk Dairesi kararlarında hukuksal tasarrufun kısmen iptalini hedef tutan başka bir anlatımla tenkis isteğini kapsayan davanın açılmasının, tasarrufun tümüyle ortadan kaldırılmasını hedef tutan muvazaa davasının reddini gerektirmeyeceği, ancak tenkis davasında muvazaa davasının sonucunun beklenmesi, muvazaa davasının tenkis davası yönünden bekletici mesele oluşturacağı; birbirinden farklı dava türü olan bu isteklerin ayrı bir davaya konu olabilecekleri gibi kademeli olarak da ortaya konulabilecekleri, biri hakkında verilecek kararın diğeri için kesin hüküm oluşturmayacağı esasları benimsenmiştir. 14. Hukuk Dairesi kararında ise mirasçının tasarruf nisabının lehine tasarrufta bulunulanda kalmasını kabul ederek, tasarruf nisabını aştığı ölçüde tasarrufun tenkisini isteme hakkını kullanma yolunu seçmekle karşı tarafta uyandırdığı irade beyanıyla, tasarruf nisabı sınırı içinde kalan hakkından vazgeçmiş sayılacağı bu sebeple de tenkis davası açan kişinin sonradan tasarrufun geçersizliğini iddia ile tamamının iptalini isteyemeyeceği sonucuna varılmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 16/10/1957 gün ve 50/47 sayılı kararında; davacı iptal ve tenkis isteklerinde bulunmakla, davanın terditli sayılacağı iptali gerektiren nedenlerle, tenkisi gerektiren nedenlerin farklı bulunduğu, isteğin tavzih ettirilerek hangisine dayanıldığının belirlenmesi gereğine değinilmiş; gene Hukuk Genel Kurulu'nun 8/1/1964 gün ve 15/3 sayılı kararında ise, daha önce tenkis davası açılmakla, tasarrufu kabul etme durumuna girildiği, tenkis davalarının özünde geçerli olan işlemler için açılabileceği benimsenmiştir. Gerçekten tenkis davaları ile muvazaaya dayalı, iptal davaları ile...