GEREKÇE : Anayasa Mahkemesi Raportörü Mustafa Aykonu ve Av. Muzaffer Tuncer tarafından Yargıtay Birinci Başkanlığına sunulan 6.11.1979 ve 26.11.1979 günlü dilekçelerle «miras taksim sözleşmesinin yapılış biçimi» konusunda, İkinci Hukuk Dairesinin 13.12.1977 gün 838/8622 sayılı, Altıncı Hukuk Dairesinin 30.9.1979 gün, 4903/5862 ve 6.11.1975 gün, 5881/6815 sayılı kararları ile Üçüncü Hukuk Dairesinin 24.4.1979 gün, 2774/2851 sayılı kararları arasında aykırılık bulunduğu ileri sürülmesi üzerine, 1512 sayılı Noterlik Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra tarafların yazılı olarak yaptıkları miras taksim sözleşmesinin geçerli olup olmayacağı konusunda İkinci ve Altıncı Hukuk Daireleri ile Üçüncü Hukuk Dairesi kararları arasında aykırılık bulunduğu Yargıtay Başkanlık Divanının 3.7.1980 gün ve 65 sayılı kararı ile benimsenerek, söz konusu aykırılığın, içtihadı birleştirme yolu ile giderilmesi...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1980/5 K.1980/3 T.26.11.1980 R.Gazete No.17209 R.G. Tarihi: 3.1.1981 YAZILI MİRAS TAKSİM SÖZLEŞMESİ NOTERLİK KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNDEN SONRA, M.K.NUN 611. MADDESİNİN 2. FIKRASINA GÖRE YAPILAN YAZILI MİRAS TAKSİM SÖZLEŞMESİ GEÇERLİ OLUP NOTERLİK KANUNUNUN 89. MADDESİ, MK.NUN 611/2. MADDESİ HÜKMÜNÜ DEĞİŞTİRMEMİŞTİR. GEREKÇE : Anayasa Mahkemesi Raportörü Mustafa Aykonu ve Av. Muzaffer Tuncer tarafından Yargıtay Birinci Başkanlığına sunulan 6.11.1979 ve 26.11.1979 günlü dilekçelerle «miras taksim sözleşmesinin yapılış biçimi» konusunda, İkinci Hukuk Dairesinin 13.12.1977 gün 838/8622 sayılı, Altıncı Hukuk Dairesinin 30.9.1979 gün, 4903/5862 ve 6.11.1975 gün, 5881/6815 sayılı kararları ile Üçüncü Hukuk Dairesinin 24.4.1979 gün, 2774/2851 sayılı kararları arasında aykırılık bulunduğu ileri sürülmesi üzerine, 1512 sayılı Noterlik Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra tarafların yazılı olarak yaptıkları miras taksim sözleşmesinin geçerli olup olmayacağı konusunda İkinci ve Altıncı Hukuk Daireleri ile Üçüncü Hukuk Dairesi kararları arasında aykırılık bulunduğu Yargıtay Başkanlık Divanının 3.7.1980 gün ve 65 sayılı kararı ile benimsenerek, söz konusu aykırılığın, içtihadı birleştirme yolu ile giderilmesi istenilmekle; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Bölümü Genel Kurulunda, raportör üyenin açıklamaları dinlendikten ve kararlar arasında aykırılığın varlığı saptandıktan sonra işin esası görüşüldü: İkinci ve Altıncı Hukuk Dairelerinin sözü edilen kararlarında, «miras taksim sözleşmesinin, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 89. maddesi uyarınca Noterce re'sen düzenlenmesi» esası benimsendiği halde, Üçüncü Hukuk Dairesi'nin kararında, «Noterlik Kanununun 89. maddesi, Medenî Kanunun 611/2. maddesini yürürlükten kaldırılmayıp, miras taksim sözleşmesinin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmasına bağlı olduğu» sonucuna varılmıştır. «Tarafları dikkate davet etmek, acele ile yanlış kararlara varmamak ve altından kalkılmayacak yüklere girmemek» gibi koruyucu amaç güden M.K.nun 634, BK.nun 213. ve Tapu Kanununun 26. maddeleri: «taşınmaz mülkiyetinin geçirimi borcunu yükleyen» sözleşmelerin resmî şekilde yapılmasını öngörmekle birlikte; bu genel kurala ayrık olarak; aralarında güven ve nezaret duygusu bulunması gereken mirasçıların, ortak miras bırakandan geçen malların Hukuksal durumlarını bildikleri varsayılıp, ayrıca gerek görülmemiştir. Bunun yanında, «resmî bir makamın önüne çıkarılmaya zorlanmamak ve gidere sokulmamak» amacıyla «mülkiyeti aktarmayıp yalnızca her mirascının kişisel payına girmemiş diğer bütün mallar üzerindeki Haklarının düşümünü, ifade eden ve iştirâk durumuna son veren» miras taksim sözleşmesinin adi yazılı biçimde yapılması yeterli görülmüş ve bu husus MK.nun 611/2. maddesinde anlatımını bulmuştur. 54 yıl önce yürürlüğe giren Medenî Kanunun bu maddesinin düzenlenmesinde, o günkü toplumun sosyal yapısı ve genel kültür düzeyi itibariyle bir sakınca görülmemiş, uygulamadaki denemelerden ve bel...