Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkilinden, yatırılan paranın istendiği an geri çekebileceği garantisi ve yüksek faiz taahhüdü ile 24/09/2000 tarihinde senetleri karşılığında 24.000-DM (12.271 Euro) karşılığı 47.451,95 TL'yi aldığını, davacının yatırım amacıyla bu miktarı vererek karşılığında makbuz aldığını, daha sonra parayı geri istemesine rağmen alamadığını, davalı şirket yetkilileri tarafından sürekli olarak oyalandığını, müvekkilinin aldatıldığını ve hile ile sözleşmeye sevk...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/2103 KARAR NO: 2023/2076 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/07/2020 NUMARASI: 2017/427 E. - 2020/482 K. DAVANIN KONUSU: Alacak Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkilinden, yatırılan paranın istendiği an geri çekebileceği garantisi ve yüksek faiz taahhüdü ile 24/09/2000 tarihinde senetleri karşılığında 24.000-DM (12.271 Euro) karşılığı 47.451,95 TL'yi aldığını, davacının yatırım amacıyla bu miktarı vererek karşılığında makbuz aldığını, daha sonra parayı geri istemesine rağmen alamadığını, davalı şirket yetkilileri tarafından sürekli olarak oyalandığını, müvekkilinin aldatıldığını ve hile ile sözleşmeye sevk edildiğini, davacıya verilen hisse senetlerinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin şirket ortağı olmadığını ileri sürerek, 24.000-DM (12.271-Euro) karşılığı 47.451,95 TL'nin fazlaya dair haklar saklı tutulmak kaydıyla ve tahsil tarihinden başlayacak en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesin talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; alacağın dayanağı olan hamiline hisse senetlerinin aslının ibraz edilmediğini, üçüncü kişiye ciro edilmiş olabileceklerini, bu halde dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiği, aksi halde zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, hisse senedi bedeli olarak talep edilen bedelin güncel olmadığını, faiz talebinin dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı tarafından her ne kadar kendisinin şirket ortağı olmadığından bahisle ödediği bedelin tahsili noktasında mahkememizden alacak talebinde bulunmuşsa da yargılama sırasında 7194 Sayılı Kanunun 41. Maddesi ile davalının şirket ortağı olduğu hususu tartışmasına son verilmiştir.Mezkur düzenlemeye göre; 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması Ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.GEÇİCİ MADDE 4- 31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı ya...