2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 337 nci maddesinde mazereti olmaksızın müddeti içinde mal beyanında bulunmayan borçluların icra dairesinin vereceği müzekkere üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis cezasıyla mahkum edileceği tasrih edilmiş ve 1940 senesinde 3890 sayılı kanunla bu madde tatil edilerek «Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazı ile beyanda bulunmayan borçlular bu yüzden zarar gören alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis veya beş liradan 200 liraya kadar hafif para cezasına mahkum edileceği» şeklini almıştır. Maddenin bu son şekline göre borçlu hakkında ceza takibi yapılabilmek için alacaklının şikayette bulunması şarttır. Ancak maddede «bu yüzden zarar gören alacaklı» kaydı bulunduğuna göre şikayet eden alacaklının «borçlu iddia ettiği surette» zarar...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1957/16 K.1957/28 T.11.12.1957 R.Gazete No. 9834 R.G. Tarihi: 14.2.1958 MAL BEYANINDA BULUNMAMAK İCRA VE İFLAS KANUNUNUN MUADDEL 337 NCİ MADDESİNE GÖRE MÜDDETİNDE MAZERETİ OLMAKSIZIN BEYANDA BULUNMAYAN BORÇLULAR HAKKINDA CEZAİ TAKİBAT YAPILABİLMESİ İÇİN ALACAKLININ BU YÜZDEN ZARAR GÖRDÜĞÜNÜ İSBATA MECBURİYETİ YOKTUR. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 337 nci maddesinde mazereti olmaksızın müddeti içinde mal beyanında bulunmayan borçluların icra dairesinin vereceği müzekkere üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis cezasıyla mahkum edileceği tasrih edilmiş ve 1940 senesinde 3890 sayılı kanunla bu madde tatil edilerek «Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazı ile beyanda bulunmayan borçlular bu yüzden zarar gören alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis veya beş liradan 200 liraya kadar hafif para cezasına mahkum edileceği» şeklini almıştır. Maddenin bu son şekline göre borçlu hakkında ceza takibi yapılabilmek için alacaklının şikayette bulunması şarttır. Ancak maddede «bu yüzden zarar gören alacaklı» kaydı bulunduğuna göre şikayet eden alacaklının «borçlu iddia ettiği surette» zarar gördüğünü ispat mecburiyeti bulunup bulunmadığı hususunda İcra ve İflas Dairesinin eski ve yeni içtihatları arasında ihtilaf husule gelmiş ve eski içtihat uyarınca borçlu hakkında cezai takibat için alacaklının mutlak surette şikâyeti kafi olduğu halde yeni içtihada göre suçun tekevvünü için alacaklının zarar görmesi şartı kabul edilmiştir. İki içtihat arasında açık mübayenet mevcut olduğundan keyfiyet içtihadı birleştirme hukuk kısmı umumi heyetine sevk edilmiş olmakla Başmüddeiumuminin huzuriyle yapılan müzakere sonunda aşağıdaki karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanununun muaddel 337 nci maddesindeki «Bu yüzden zarar gören alacaklının» tabiri ihtirazi bir kayıt olmayıp vukui bir kayıttır. Zira borçlunun müddeti içinde beyanda bulunmamasından dolayı alacaklının zarar göreceği tabiatıyla mefruzdur. Zarar görmek alacaklıya merbut bir vasıftır. Kanunun metin ve ruhundan bu mana çıktığı gibi esbabı mucibe lâyihalarında da buna muhalif bir mütalâaya rastlanmamıştır. Cezaya taallûk eden maddelerin heyeti umumiyesi nazara alınırsa bu kaydı ayrıca mânalandırmağa imkan görülmemektedir. Bu itibarla (Zarar görmek) suçun unsuru sayılamaz. Borçlunun yapılan tebliğ üzerine müddetinde mazereti olmaksızın beyanda bulunmaması halinde suç tekevvün eder. Başka bir husus aramağa mahal yoktur. Prensip itibariyle İcra ve İflas Kanununa vazolunan cezai hükümler; borçluyu kanun emirlerine karşı itaate mecbur etmek ve dolayısıyla alacaklının hakkını kolayca istihsal eylemek için bir nevi müeyyideden ibarettir. Bunlar şekli suç mahiyetindedirler. Nitekim mezkûr kanunun 354 üncü maddesi mucibince borç ifa edilirse dâva ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşmektedir. «Zarar görme» kaydının suç unsuru olduğuna dair ileri sürülen mütalaal...