Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 1944/10 · K. 1948/3
YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

Karar No. 1948/3

E. 1944/10K. 1948/34 Şubat 1948
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Bir dâvanın tahkikat ve yargılaması sonunda verilmiş olan hüküm Yargıtayca bozulduktan sonra da tarafların ıslah isteminde bulunmalarına usul hükümlerince cevaz olup olmadığı hususunda Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin 3/11/1934 tarih ve 2473/3316 ve Dördüncü Hukuk Dairesinin 26/11/1943 tarih ve 4549/3301 sayılı kararlarını havi ilâmları arasında meydana gelen ayrılığın içtihatların birleştirilmesi yoliyle çözülmesi hususu Yargıtay Birinci Başkanlığınca tensip kılınmış olmasına mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet müzakere edilerek sonuçta; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile usul hükümleri meyanına giren ıslah müessesesi ile; açılmış olan bir dâvada usule müteallik olmak üzere yapılan yanlışlıkları bir defaya mahsus olmak üzere tamamen veya kısmen düzeltmek imkânı sağlanmıştır. Nitekim bir dâva açıldıktan sonra teslimi istenen malın telef ve ziyaı gibi...

Karar Metni

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1944/10 K.1948/3 T.4.2.1948 ISLAH DAVA AÇILDIKTAN SONRA MEVZUUNDA, SEBEBİNDE VE DELİLLERDE VE SAİR HUSUSLARDA USULE MÜTAALLİK OLAN YANLIŞLIKLARI DÜZELTMEK VE EKSİKLERİ TAMAMLAMAK VE MAHKEME KARARINA LÜZUM OLMADAN TARAFLARIN SÖZLÜ VE YAZILI BEYANLARİYLE YAPILAN ISLAHIN; TAHKİKAT VE YARGILAMA BİTİNCEYE KADAR YAPILABİLİR. Bir dâvanın tahkikat ve yargılaması sonunda verilmiş olan hüküm Yargıtayca bozulduktan sonra da tarafların ıslah isteminde bulunmalarına usul hükümlerince cevaz olup olmadığı hususunda Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin 3/11/1934 tarih ve 2473/3316 ve Dördüncü Hukuk Dairesinin 26/11/1943 tarih ve 4549/3301 sayılı kararlarını havi ilâmları arasında meydana gelen ayrılığın içtihatların birleştirilmesi yoliyle çözülmesi hususu Yargıtay Birinci Başkanlığınca tensip kılınmış olmasına mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet müzakere edilerek sonuçta; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile usul hükümleri meyanına giren ıslah müessesesi ile; açılmış olan bir dâvada usule müteallik olmak üzere yapılan yanlışlıkları bir defaya mahsus olmak üzere tamamen veya kısmen düzeltmek imkânı sağlanmıştır. Nitekim bir dâva açıldıktan sonra teslimi istenen malın telef ve ziyaı gibi bir sebeple teslimin imkânsızlığından dolayı iddiayı, ifa yerine tazminata çevirmek ve dâvayı, sebebi olan vakıalar sonradan öğrenilerek düzeltmek ve deliller safhasında da yeni deliller ikame etmek lüzum ve zarureti hâsıl olabilir ve iyi niyet sahibi olan taraflar bu yanlışlıkları ve unutulmuş şeyleri ıslah yoliyle düzeltir veya tamamlıyabilirler. Bu fasıl hükmünün sağladığı bu önemli faydalarına mukabil dâvanın her hangi bir safhasında bu hükümlerin uygulanması dâvaların sonu alınamıyacak surette uzamasına da yol açabileceğinden bu değerli ve faydalı hükümlerin sadelik ve çabukluk esasını hedef tutan umumi usul prensiplerine uygun bir şekilde hızlandırılması da tatbikatın gösterdiği lüzum ve icaplardan bulunmaktadır. Konunun aydınlanması ve anlaşmazlığın çözümü bakımından olaya temas eden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 84 üncü maddesi hükmü kanunumuzun mehazı olan Nöşatel Usul Kanununun işbu 84 üncü maddemize tekabül eden 78 inci maddesi hükmü ile birlikte mütalâa edilmek icabeder. Nöşatel Usul Kanununun 78 inci maddesinde «ıslahın duruşmanın sonuna kadar - Jusqua la cl@ture des debats» ve teşkilâtımızı hedef tutan 84 üncü maddede ıslah; tahkikata tabi olan dâvalarda «tahkikat bitinceye ve tabi olmıyanlarda muhakeme hitamına kadar yapılabilir» denilmekle bahis konusu 78 ve 84 üncü maddelerin açık ibarelerinden ıslahın yalnız tahkikat ve yargılama safhalarında yani tahkikat bitinceye ve hüküm verilinceye kadar mümkün olabileceği kasdedildiği ve tahkikat ve yargılama devresinden sonra tarafların bu hakkı kullanamıyacakları anlaşılmaktadır. Kanunumuzun temyiz faslında ve hususiyle 430 uncu madde de hüküm temyizen bozulduktan sonra da ıslahın cari olabileceğine dair sarih ve zımnî bir hüküm mevcut olmamasın...

Benzer Kararlar

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1944/30 · K. 1948/4

4 Şubat 1948

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1944/28 · K. 1948/13

22 Aralık 1948

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1943/30 · K. 1948/2

14 Ocak 1948

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1946/19 · K. 1948/1

7 Ocak 1948

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1942/5 · K. 1948/8

17 Kasım 1948

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1945/31 · K. 1948/6

27 Ekim 1948