Yüksek Mühendis ve Teknik Okulları mezunlarının mecburi hizmetlerine dair olan 3467 sayılı kanunun yayımlanmasından evvel Yüksek Mühendis Mektebini bitirerek görev kabul etmiş ve mezkûr kanunun yürürlüğe girmesinden sonra görevinden ayrılmış olan mühendisler hakkında mezkûr kanun hükümlerinin makabline teşmili suretiyle tatbikat yapılıp yapılamıyacağı hususunda Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin 25/6/1940 gün ve 952/1538 sayılı karariyle 28/5/1943 gün ve 1313/1711 sayılı kararı arasındaki aykırılığın tevhidi içtihat yoliyle halli Dördüncü Hukuk Dairesinin 8/7/1943 gün ve 94 sayılı yazısıyle istenilmesi üzerine toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda olay incelenerek : SONUÇTA; Anlaşmazlığın konusunu; Yüksek Mühendis ve Teknik Okulları mezunlarının mecburi hizmetlerine dair olup 4 Temmuz 1938 yılında yürürlüğe girmiş olan 3467 sayılı kanunun makabline şamil olup olmadığı meselesi...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1943/26 K.1946/9 T.22.5.1946 YÜKSEK MÜHENDİSLERİN MECBURİ HİZMETİ TAZMİNATLA SORUMLU YÜKSEK MÜHENDİS VE TEKNİK OKULU MEZUNLARI HAKKINDA 3467 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİ UYGULANMALIDIR. Yüksek Mühendis ve Teknik Okulları mezunlarının mecburi hizmetlerine dair olan 3467 sayılı kanunun yayımlanmasından evvel Yüksek Mühendis Mektebini bitirerek görev kabul etmiş ve mezkûr kanunun yürürlüğe girmesinden sonra görevinden ayrılmış olan mühendisler hakkında mezkûr kanun hükümlerinin makabline teşmili suretiyle tatbikat yapılıp yapılamıyacağı hususunda Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin 25/6/1940 gün ve 952/1538 sayılı karariyle 28/5/1943 gün ve 1313/1711 sayılı kararı arasındaki aykırılığın tevhidi içtihat yoliyle halli Dördüncü Hukuk Dairesinin 8/7/1943 gün ve 94 sayılı yazısıyle istenilmesi üzerine toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda olay incelenerek : SONUÇTA; Anlaşmazlığın konusunu; Yüksek Mühendis ve Teknik Okulları mezunlarının mecburi hizmetlerine dair olup 4 Temmuz 1938 yılında yürürlüğe girmiş olan 3467 sayılı kanunun makabline şamil olup olmadığı meselesi teşkil etmektedir. Bu okullardan mezun olup ta mecburi hizmetlerini yapmaktan kaçınmış olan mühendislerin ödemekle mükellef oldukları tazminatın tâyininde, sözü geçen kanun ile bundan evvel yürürlükte bulunan 12 Haziran 1330 ve 3 Mart 1926 tarihli kanunlar başka başka hükümleri ihtiva etmektedir. Filhakika 12 Haziran 1330 tarihli kanunun birinci maddesinde «bu kabil kimselerin hizmet edilmeyen senelere aid ve seneliği dört bin kuruşa bâliğ iaşe masrafını» ve 3 Mart 1926 tarihli Memurlar Kanununun değişen 64 üncü maddesinde «kendilerine sarfedilmiş olan mebaliği» ve 3467 sayılı kanunun dördüncü maddesinde dahi «ücretli talebeden alınan mebaliğin iki mislini ödemeğe mecbur oldukları ve bu tazminatın hesabında hizmet edilmiş senelerin nazara alınmıyacağı» yazılı bulunmasına göre 3467 sayılı kanundan önce sözü geçen okullara girip te bu kanunun yürürlüğe girmesinden evvel veya sonra okulu bitirmiş olan ve hizmete alınmak için süresi içinde müracaat etmeyen veyahut tâyin edildiği vazifeden süresini bitirmeden ayrılmış bulunan mühendisler hakkında yeni ve eski kanunlardan hangisinin tatbik edileceğini tâyin etmek icabetmektedir. Kaideten her hadisenin hukuki hükümleri; o hadisenin vuku bulduğu tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tâbi bulunmuş ise de, bu kaide mutlak surette cereyan etmeyip kamu düzeniyle ilgili bulunan veya metninde makabline şamil olacağı tasrih edilmiş olan kanunların makabline şamil olması icabedeceğine ve 3467 sayılı kanunun geçici maddesinde de «mecburi hizmetini yapmak için müracaat veya bu husustaki davete icabet etmemiş yahut vekaletçe istenilen tazminatı vermemiş yahut ikametgâhları meçhul kalmış olanların mükellefiyetlerini ifa için gazetelerle yapılacak ilân tarihinden itibaren, üç ay içinde müracaat ederek taahhütlerini ifa etmedikleri takdirde bu kanun hükümlerine göre takip edilecekleri ve kanunun neşri tarihinde mah...