DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair hükme karşı, süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat yönünden her iki yazı için ayrı ayrı 10.000 TL olmak toplam 20.000 TL olarak kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kabule ilişkin kısmın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın görevli mahkemede açılmadığından görevsizlik itirazında bulunduklarını, sadece kamu yararı gözetilerek hiç kimse hakkında hakaret veya iftira ifadeleri yer almayan bir köşe yazısı olduğunu, müvekkilinin...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1967 - 2024/96 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1967 KARAR NO : 2024/96 KARAR TARİHİ : 16/01/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2022 NUMARASI : 2021/403 Esas, 2022/472 Karar
DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair hükme karşı, süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat yönünden her iki yazı için ayrı ayrı 10.000 TL olmak toplam 20.000 TL olarak kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kabule ilişkin kısmın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın görevli mahkemede açılmadığından görevsizlik itirazında bulunduklarını, sadece kamu yararı gözetilerek hiç kimse hakkında hakaret veya iftira ifadeleri yer almayan bir köşe yazısı olduğunu, müvekkilinin olayı AİHM ve Yargıtay'ın basın özgürlüğünün sınır şartları olan güncellik, görünür gerçeklik ve kamu yararı ilkelerine ve konu ile haber arasındaki illiyet bağına uygun olarak haberleştirdiğini, bunları basın ve ifade özgürlüğü çerçevesinde dile getirerek kamuoyunu bilgilendirdiğini, müvekkilinin bir gazeteci olarak aldığı duyumları, Cumhuriyet Savcısı gibi somut gerçeği araştırma yükümlülüğü olmadan haber yapabileceğini, yapılan her haberden somut gerçeğin araştırılmasını ve davacının saygınlığını arttırıcı değer taşımasını beklemek zaten medyanın amacına ve mantığına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının fahiş oranda tazminat talebinde bulunduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacının kişisel itibarının korunması meşru amacıyla eldeki davayı açtığı, buna göre davanın kanuni dayanağının Anayasanın 17. maddesi, Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu olduğu tespit edilmiştir. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına...