Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ---- ortağı olduğunu, şirketin diğer ortağı ----- ile evlilik birliği içinde iken kurulduğunu, kuruluş sermayesinin büyük bir kısmının müvekkili tarafından ortaklığa getirildiğini, müvekkili ile şirketin diğer ortağının boşandığını, müvekkilinin davalı şirkette %25 pay sahibi olduğunu, müvekkilinin yıllardır yapılan şirket genel kurullarına usulüne uygun davet edilmediğini ve bu sebeple hiç oy kullanamadığını, bilgi alma ve inceleme hakkının diğer ortak tarafından müvekkiline kullandırılmadığını, müvekkilinin evlilik birliği içinde ve evlilik birliğinin boşanma ile sonlanmasından sonra hiçbir zaman şirketten kar payı alamadığını, şirketin sahibi olduğu kira gelirlerinden pay elde edemediğini, başkaca gelirlerden...
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/340 KARAR NO : 2024/38
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 16/05/2022 KARAR TARİHİ : 17/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ---- ortağı olduğunu, şirketin diğer ortağı ----- ile evlilik birliği içinde iken kurulduğunu, kuruluş sermayesinin büyük bir kısmının müvekkili tarafından ortaklığa getirildiğini, müvekkili ile şirketin diğer ortağının boşandığını, müvekkilinin davalı şirkette %25 pay sahibi olduğunu, müvekkilinin yıllardır yapılan şirket genel kurullarına usulüne uygun davet edilmediğini ve bu sebeple hiç oy kullanamadığını, bilgi alma ve inceleme hakkının diğer ortak tarafından müvekkiline kullandırılmadığını, müvekkilinin evlilik birliği içinde ve evlilik birliğinin boşanma ile sonlanmasından sonra hiçbir zaman şirketten kar payı alamadığını, şirketin sahibi olduğu kira gelirlerinden pay elde edemediğini, başkaca gelirlerden mahrum bırakıldığını, müvekkilinin tüm maddi haklardan yoksun bırakılması ve kendisine en ufak bilginin verilmemesi karşında şirketin mal varlığının kaçırılmaması ve düzgün şekilde yönetilmesi için kayyım atanmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin fesih talebinin haklı olduğunu, öğreti ve yargı içtihatlarında şirketin feshi için haklı sebep olduğu kabul edilen durumların hemen hemen tamamının iş bu davada gerçekleştiğini, müvekkilinin elde edemediği kar payı ve diğer maddi kayıplar ile diğer ortağın sorumluluğuna dair dava açma hakkının saklı tutulduğunu belirterek, davalı şirketin haklı nedenle feshine, şayet fesih uygun görülmezse mevcut olağanüstü yedek akçelerin dağıtılmasına ve müvekkilinin paylarının davalı tarafından gerçek değeri ile satın alınarak ortaklığın sona erdirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının şirket ortaklarından ----- ile evlilik ve boşanma sürecinden kaynaklanan talep ve iddialarının şirkete yönetilemeyeceğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, haklı sebeple fesih davasının dürüstlük kurallarına uygun olarak uygun bir süre içinde açılması gerektiğini, davanın dürüstlük kuralına uygun bir sürede açılmadığını, zaman aşımı yönünden de davanın reddi gerektiğini, davada fesih koşullarının oluşmadığını, feshin son çare olması ilkesinin uygulanmasının gerektiğini, davacının genel kurula davet edilmediği ve oy kullanamadığı gibi iddialar ile kuruluş sermayesinin büyük kısmını ödediği iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının hem kar payını hem ortaklıktan ayrılması için ortaklık payını aldığını, bu hususla ilgili tüm delillerinin ----Aile Mahkemesinin ------Esas sayılı dosyasında mevcut olduğunu, davacının bu konudaki ikrarının 02.0.2007 tarihli duruşma zaptında bulunduğunu, davacının nafakalarının ödendiğini, nafaka ile ilgili beyan ve taleplerinin dava ile ilgisinin olmadığını, davacının şi...