İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı - karşı davalı vekili 23/10/2023 tarihli dilekçesinde özetle; cezaevinde hükümlü olan davalı ortağın ve yasal temsilcinin menfaatinin korunması için yönetim kayyımı atandığı gerekçesi ile daha önce mahkemece ihtiyati tedbire itirazlarının reddine karar verildiğini, davalı ...'ın 19.07.2023 tarihinde cezaevinden tahliye edildiğini, bu hali ile tedbir kararının dayanağının sona erdiğini, dava dışı şirketlere 02.11.2022 tarihli ara karar ile iki kişinin yönetim kayyımı atanmasına karar verildiğini, davalının cezaevinde bulunma halinin ve vasilik atanmasına dair kararın da sona erdiğini, şirketin organsız kalması ve yönetim boşluğunun başka yollarla giderilmesinin mümkün...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ : 18/01/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 22/11/2023 DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/01/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı - karşı davalı vekili 23/10/2023 tarihli dilekçesinde özetle; cezaevinde hükümlü olan davalı ortağın ve yasal temsilcinin menfaatinin korunması için yönetim kayyımı atandığı gerekçesi ile daha önce mahkemece ihtiyati tedbire itirazlarının reddine karar verildiğini, davalı ...'ın 19.07.2023 tarihinde cezaevinden tahliye edildiğini, bu hali ile tedbir kararının dayanağının sona erdiğini, dava dışı şirketlere 02.11.2022 tarihli ara karar ile iki kişinin yönetim kayyımı atanmasına karar verildiğini, davalının cezaevinde bulunma halinin ve vasilik atanmasına dair kararın da sona erdiğini, şirketin organsız kalması ve yönetim boşluğunun başka yollarla giderilmesinin mümkün olmaması halinde şirkete yönetim kayyımı atamasına karar verebileceğini, somut olayda dava konusu şirketlerin organsız kalmadığını ve yönetim boşluğunun da söz konusu olmadığını, yönetim kayyımının basiretli bir tacir olmadığı için iş yerine geldiğinde şirket çalışanlarına verdiği talimatlar ile çalışanlara işten istifa etme isteği doğurduğunu, müvekkilinin çalışanları ikna etmek için uğraştığını, müşteriler ve mal satan tedarikçilerin de kayyım yolu ile iş yapmak istemediklerini, kayyım ile yönetilen dönemde şirketin ticari itibarının hem bankalar nezdinde hem de piyasa nezdinde zedelendiğini, yasa gereği şirket müdürlerinin yetkilerinin devam ettiğini, şirketlerin yönetim yoksunluğunun söz konusu olmadığını, şirketlerin yasal temsilcileri olmasına rağmen yönetim kayyımı kararının şirketin yasal işleyiş hakkına da müdahale niteliğinde olduğunu, bu nedenlerle şirketlere yönetim kayyımlığı atanmasına dair ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, bu talebin kabul edilmeyecek olması halinde anılan nedenlerle yönetim kayyımlarının değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı - karşı davacı vekili 30/10/2023 tarihli dilekçesinde özetle; davacı - karşı davalı vekilleri tarafından sunulan beyanların tamamının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, davalı şirketlere kayyım atanmasından önceki ve sonraki dönemlere bakıldığında şirketlerin karlılık oranlarının 2-3 kata varacak şekilde arttığının görüldüğünü, bunun yanı sıra her iki şirkete zarar vermek için davacının danışıklı sözleşmelere dayalı fabrika binasına ve arsasına yönelik davalar açtırmak sureti ile ... Şirketi'nin fabrikasını ve arsasını elinden almaya çalışıp haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, kayyımların gayreti ile çalışanların iş yerinde...