Taraflar arasındaki tazminat davasında; kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2006 yılı Kasım ayından Ocak 2013 tarihine kadar davalı şirkete ait Rusya Federasyonu Moskova şehrinde bulunan işyerinde çalıştığını, müvekkilinin davalı işverenliğini Rusya adresindeki çalışmaları 2006 Kasım ayından 2012 Kasım ayına kadar asgari ücret üzerinden sigortaya bildirildiğini, 2012 yılına kadar mühendis sıfatı ile 2012 ile 2013 yılları arasında ise genel müdür pozisyonunda bulunduğunu, müvekkilinin hiçbir gerekçe göstermeksizin işten...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2718 KARAR NO: 2024/357 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2022 NUMARASI: 2021/509 Esas, 2022/1004 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 14/02/2024 Taraflar arasındaki tazminat davasında; kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2006 yılı Kasım ayından Ocak 2013 tarihine kadar davalı şirkete ait Rusya Federasyonu Moskova şehrinde bulunan işyerinde çalıştığını, müvekkilinin davalı işverenliğini Rusya adresindeki çalışmaları 2006 Kasım ayından 2012 Kasım ayına kadar asgari ücret üzerinden sigortaya bildirildiğini, 2012 yılına kadar mühendis sıfatı ile 2012 ile 2013 yılları arasında ise genel müdür pozisyonunda bulunduğunu, müvekkilinin hiçbir gerekçe göstermeksizin işten çıkartıldığını, müvekkilinin son aldığı aylık ücretin 180.000 ruble yani 6.000 USD olduğunu, kendisinin 2011 yılından kalma 699.480 ruble=23.316 USD maaş alacağı, yine 2012 yılından kalma 72.000 USD tutarında olmak üzere toplam 95.316 USD maaş alacağı bulunduğunu, ayrıca işten çıkarılırken kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak 1.000,00 kıdem tazminatı, 1.000,00 TL ihbar tazminatı alacağı, 95.316 USD ücreti alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07/01/2016 tarihinde davasını ıslah etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; 100,00TL olan kıdem tazminatı talebini 18.642,79 TL arttırarak 18.742,79 TL, 100,00 TL olan ihbar tazminatı talebini 29.094,68 TL arttırarak 29.194,68 TL, 1.000 USD olan ücret alacağını taleplerini 94.316 USD arttırarak ıslah ettiklerini, 18.742,79 TL kıdem tazminatına iş akdinin feshi tarihinden itibaren bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranları ile beraber hükmedilmesine, dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte 29.194,68 TL ihbar tazminatına hükmedilmesine, 1.00 USD'lik kısım için dava tarihinden 94.316 USD'lik kısım için ıslah tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte toplam 95.316 USD(286.000,00TL) ücret alacağına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, iş akdinin davacı tarafça feshedildiğini, davacının ücret alacağı iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu kadar uzun bir süre ücret ödenmemesi ve bir işçinin bu süre zarfında hiçbir ihtarda bulunmaması ya da bir talep ileri sürmemesinin mümkün ol...