Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2023/1657 · K. 2024/202
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2023/1657 K. 2024/202

E. 2023/1657K. 2024/20214 Şubat 2024
iadeyargılamanın iadesimevduat rehniyargılamanın yenilenmesiistinaf yolusavunma hakkısözleşmenin iptalizarar tazminimevduat faiziticari faaliyethaksız fiil
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ilişkili kişi ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirket ile davalı arasında tek satıcılık yetkisinin de bulunduğu ve davalı/üreticinin üretmiş olduğu malları müvekkilinin kendi bölgesinde satacağı anlaşma görüşmesinde davalı tarafından gönderilen ürün kataloğundaki içeriğe güvenerek distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşmeye dayanılarak da ... A.Ş. ile mevduat rehin sözleşmesi imzalandığını, anılan ürün kataloğunda yer alan bilgilerin müvekkili yanıltmak için kullanıldığını, ürün kataloğunda yer alan ürünlerin belirtilen vasıfları taşımadığının anlaşıldığını, sözleşme görüşmeleri sırasında davalı firmanın 17 yılı...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1657 KARAR NO: 2024/202 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/06/2022 NUMARASI: 2019/215 Esas - 2022/489 Karar DAVA: Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/02/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ilişkili kişi ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirket ile davalı arasında tek satıcılık yetkisinin de bulunduğu ve davalı/üreticinin üretmiş olduğu malları müvekkilinin kendi bölgesinde satacağı anlaşma görüşmesinde davalı tarafından gönderilen ürün kataloğundaki içeriğe güvenerek distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşmeye dayanılarak da ... A.Ş. ile mevduat rehin sözleşmesi imzalandığını, anılan ürün kataloğunda yer alan bilgilerin müvekkili yanıltmak için kullanıldığını, ürün kataloğunda yer alan ürünlerin belirtilen vasıfları taşımadığının anlaşıldığını, sözleşme görüşmeleri sırasında davalı firmanın 17 yılı aşkın birikimin olduğunu, uzman kimyagerlerinin bulunduğu, kalite kontrolörlerinin bulunduğu, Arge labarotuvarının bulunduğu, ambalajlama ve sevkiyatında uzman kadrolarla çalışıldığı, ürünlerin İSO kalite güvence belgeleri ile Sağlık Bakanlığı ruhsatına sahip tesislerde üretildiği, ... markasının dünyanın dört bir yanına deterjan ve ekipman ihraç ettiği ve ürünlerin çevre ile insan sağlığına uygun olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin bu iddialara güvenerek satış bölgesi olacağı kararlaştırılan Bulgaristan'da davalı/üreticinin sağlayacağı ürünleri satarak ticari faaliyette bulunmak üzere anlaşma imzaladığını, ancak ürünlerin yurt dışında sağlığa zararlı olması sebebiyle satışa sunulamadığı, belirtilen tüm sertifikasyonların ve belgelerin gerçekte olup olmadığı hususlarında ilgili kurumlara müzekkere ile sorulmasını talep ettiklerini, TBK36. maddesine göre taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir hükmü gereği aldatma dolayısı ile irade bozukluğu bulunmakta ise aldatılanın sözleşme ile bağlı olmayacağını, madde metninden de anlaşılacağı üzere sözleşmenin kurulması, aldatma dolayısıyla irade bozukluğu bulunmakta ise aldatılan sözleşme ile bağlı olmayacağını, öte yandan kanunda düzenlenen aldatma kurumunun varlığından söz edilebilmesi için üç şartın gerçekleşmiş olması gerektiğini, davalının haksız fiili nedeniyle müvekkilinin zararını tazmin etmesi gerektiğini, taraflar arasında 07.01.2018 tarihinde distribütörlük sözleşmesi imzalandığı, sözleşme maddeleri gereği müvekkilinin, davalı taraf lehine ... A.Ş. ile 02.02.2018 tarihinde mevduat rehni sözleşmesi imzaladığını, mevduat rehni sözleşmesine göre davalının bankayla kuracağı kredi vb. sözl...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 36

II. Aldatma

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 376

Üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi

full_scan_v1Kanun

7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 2

(Değişik birinci fıkra: 6/6/1985-3220/2 md.) Diğer kanunlarda özel

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2023/1427 · K. 2024/255

27 Şubat 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2023/1454 · K. 2024/190

13 Şubat 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2023/1656 · K. 2024/175

13 Şubat 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2023/1058 · K. 2024/189

13 Şubat 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2023/1546 · K. 2024/182

13 Şubat 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2023/1416 · K. 2024/292

28 Şubat 2024