Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---- 18.01.2007 tarihinde sicile tescil edilen ve faaliyet zamanı ----- adresinde bulunan ----- ŞİRKETİ'nin eşit hisseli iki pay sahibinden biri olduğunu, diğer ortak------ 07.01.2010 tarihinde, şirketin merkezinde bulunan, faaliyet için zorunlu olan ve o dönemdeki bedeli 131.756 TL olan cihazları alarak başka bir adrese taşıması sonucu şirketin varlığının devam etmesinin mümkün olmaması sebebiyle açmış oldukları "Şirketin Haklı Sebeple Feshi" davasının kabul edildiğini, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas------Karar sayılı ve 25.03.2015 tarihli kararı ile, şirket tasfiye sürecine girdiğini, ancak şirketin hakları kısmında sayılacak ve en büyük malvarlıkları olan bahse konu medikal cihazların, günümüze değin paraya...
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/811 KARAR NO : 2024/165
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 24/11/2023 KARAR TARİHİ : 28/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---- 18.01.2007 tarihinde sicile tescil edilen ve faaliyet zamanı ----- adresinde bulunan ----- ŞİRKETİ'nin eşit hisseli iki pay sahibinden biri olduğunu, diğer ortak------ 07.01.2010 tarihinde, şirketin merkezinde bulunan, faaliyet için zorunlu olan ve o dönemdeki bedeli 131.756 TL olan cihazları alarak başka bir adrese taşıması sonucu şirketin varlığının devam etmesinin mümkün olmaması sebebiyle açmış oldukları "Şirketin Haklı Sebeple Feshi" davasının kabul edildiğini, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas------Karar sayılı ve 25.03.2015 tarihli kararı ile, şirket tasfiye sürecine girdiğini, ancak şirketin hakları kısmında sayılacak ve en büyük malvarlıkları olan bahse konu medikal cihazların, günümüze değin paraya çevrilmediğini, adı geçen şirketin 16.02.2021 tarihinde Ticaret Sicilinden re'sen terkin edilmesi nedeniyle açtıkları ihya davasında, ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin---- Esas------Karar sayılı ve 16.12.2021 tarihli kararı ile, "Tasfiye memuru olarak ------ görevlendirilmesine, iş bu karar kesinleştikten sonra 2 ay içinde davacı tarafça bu şirket aleyhine herhangi bir dava açılmadığı taktirde tasfiye memurunun ek tasfiyeyi gerçekleştirmesine ancak davacı tarafça bir dava açılırsa o dava süreci ve kararın infaz süreci içinde şirketin ihya edilmiş olarak kalmasına, bu süreç içinde aynı şirket aleyhine açılan dava ya da yapılan icra takibi olursa bunlarında sonucunun beklendikten sonra şirketin ek tasfiyesinin tasfiye memuru tarafından sonuçlandırılmasına" karar verildiğini, ancak Tasfiye Memuru -------- şirketten istifa etmiş olması nedeniyle şirketin tasfiyesi tamamlanamadığını, tasfiye memuru tarafından şirket lehine açılması gereken davaların da açılmadığını, oysa 06.07.2021 tarihinde (Şirketin feshine karar veren)-----Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulan raporun "Değerlendirme ve Sonuç" kısmında; "Davacı şirketin ana faaliyet konusu oluşturan güzellik merkezi konusunda, muhtelif cihazlarının davalı şirket ortağı ----- tarafından bir depoya götürülmüş olduğu, söz konusu bilirkişi raporlarından da tespit edilmektedir. Şu haliyle davacı------ (varsa) şirketin uğramış olduğu zararın tespit edilerek, hesaplanacak tazminat tutarının şirkete ödenmesi hususunda dava açma hakkı, hukuki olarak mevcuttur. Neticede, şirketin uğradığı zarar, dolaylı olarak (%50 nispetinde) davacının uğradığı zararı da ifade etmektedir. Davacı ----- iddiaları, savcılık dosyası, bilirkişi raporları ve mahkeme kararı çerçevesinde, davalı ----- şirketten götürdüğü güzellik cihazları ile ilgili olarak; tasfiye memuru olduğum şirketin bir tazminat alacağının doğmuş olabileceğine ilişkin kanaatlerimi, mahkemeye arz ediyorum." ifadeleri ile, ...