DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin satım akdine konu edimlerini yerine getirdiğini, davalının ödemeleri yapmayarak edimini yerine getirmediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, itirazın haksız ve yersiz olduğunu iddia ederek, icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/116 KARAR NO: 2024/292 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11.09.2020 NUMARASI: 2015/998 E. - 2020/454 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin satım akdine konu edimlerini yerine getirdiğini, davalının ödemeleri yapmayarak edimini yerine getirmediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, itirazın haksız ve yersiz olduğunu iddia ederek, icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü süreye uğradığından reddinin gerektiğini, borcun müvekkili tarafından ödendiğini, faturaların kapalı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin sıkıntı yaşayabileceğini düşündüğü için bir kısım ödemeler için ayrıca makbuz aldığını, borcun bulunmadığını savunarak , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; ileri sürülen olayların tamamen dayanaksız ve gerçek dışı olduğunu, yapılacak yargılama, dinlenecek tanıklar ve celp edilecek deliller ve kayıtlar ile bu hususun ortaya çıkacağını, davalı vekilinin beyanlarında davacı müvekkilinin itirazın iptali davası için 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini çünkü davacı tarafça 25.06,2015 tarihinde dosyadan fotokopisi alındığını ve itirazın öğrenildiğini hal böyleyken öğrenme tarihinin dikkate alınması gerektiğini ve dolayısıyla davanın düşürülmesi gerektiği iddiasında bulunduğunu, davalı tarafın iddiasının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, bu konuda Yargıtay kararının mevcut olduğunu, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2006/614, K. 2006/509, T. 2S.02.2006, Yargıtay kararında da görüleceği üzere İtirazın iptali davasında kanunda belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürenin alacaklı tarafa itirazın tebliği ile başladığını, fakat dosyadan da anlaşılacağı üzere taraflarına itiraz konusuna herhangi bir tebligat çıkarıImadığını, bu hususlar dikkate alındığında davalı vekilinin bu husustaki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun görüleceğini, gerçeğe aykırı olarak; davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesindeki beyanında müvekkilinin hiçbir borcu olmadığını iddia ettiklerini ve faturaların kapalı olduğunu iddia ettiklerini, gerçekte faturaların açık faturalar olup bedellerinin müvekkiline hiçbir şekilde ödenmediğini, hukuki olarak TTK hükümleri ...