Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı gerçek kişinin davalı şirketin %50 oranında paya sahip birlikte müşterek temsile yetkili ortağı olduklarını, kentsel dönüşüm kapsamında davalı şirket ile taşınmaz malikleri arasında Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını ve inşaata başlandığını, ruhsatın alınması sonrasında davalı ortak ...'nun şahsi borçlarını ödemek için, kat karşılığı/arsa payı karşılığı inşaatı üstlenilen taşınmazdan harici satış sözleşmesi ile daire satışı yapmaya çalıştığının öğrenildiğini, davalı gerçek kişi ortağın bu davranışının şirketi ve ortakları, ayrıca işin tamamlanmasını tehlikeye soktuğunu; davalı şirket ortağına ve ilgilere yapılan ihtarnameye rağmen müvekkiline bilgi...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/742 Esas KARAR NO:2024/163
DAVA:Ticari Şirket DAVA TARİHİ:17/11/2023 KARAR TARİHİ:07/03/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı gerçek kişinin davalı şirketin %50 oranında paya sahip birlikte müşterek temsile yetkili ortağı olduklarını, kentsel dönüşüm kapsamında davalı şirket ile taşınmaz malikleri arasında Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını ve inşaata başlandığını, ruhsatın alınması sonrasında davalı ortak ...'nun şahsi borçlarını ödemek için, kat karşılığı/arsa payı karşılığı inşaatı üstlenilen taşınmazdan harici satış sözleşmesi ile daire satışı yapmaya çalıştığının öğrenildiğini, davalı gerçek kişi ortağın bu davranışının şirketi ve ortakları, ayrıca işin tamamlanmasını tehlikeye soktuğunu; davalı şirket ortağına ve ilgilere yapılan ihtarnameye rağmen müvekkiline bilgi verilmediğini, şirket müdürlüğüne müvekkili ile davalı gerçek kişinin atanmasına ve şirketi her hususta müşterek imzaları ile temsil etmek üzere yetki verilmesine rağmen davalı ortağın ortaklık toplantılarından kaçındığını, davalı şirket ortağına güven kalmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı gerçek kişinin yönetim/temsil yetkisinin kaldırılması ile müdürlük görevinden azline ve şirketin 3.kişilerle yaptığı ticari faaliyetleri konusunda bilgi ve hesap vermesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı gerçek kişi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının somut delillerle ispatlanamadığını, davacının söz konusu inşaat işine ilişkin tüm detayları bildiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir bilgi ve inceleme talebinde bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Dava; davalı şirkette davacı ile müşterek yetkili müdür olan davalının, yönetim hakkının ve temsil yetkisinin dilekçede ileri sürülen nedenlerle kaldırılması, yerine kayyım atanması, müdürlükten azli ve davalı ortağın, davacı ortağa bilgi ve hesap vermesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Davalı şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında (Fatih) olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine ve 6100 sayılı HMK'nın 14/2.maddesindeki düzenlemeye göre işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. Şirket müdürünün azli ve yerine kayyım atanması istemi yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlığa uygulanması gereken TTK'nun 630.maddesi; "Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırl...