Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalıya özel iş jeti kiraya verdiğini, buna ilişkin 264.000 USD bedelli, 27.04.2021 tarihli ve ... numaralı E-arşiv fatura düzenlediğini, davalının mutabık kalınan tutara ilişkin faturaya itiraz etmediğini, bunun üzerine İİK m. 43 çerçevesinde takip yolu değiştirilerek, borçluya iflas takibinde ödeme emri (örnek no:11) gönderildiğini, mezkur ödeme emrinin borçluya T.K. Madde 35'e göre 19.04.2023'de tebliğ edildiğini, ödeme emrine herhangi bir itiraz vuku bulunmadığını, davalının tacir olduğunu, iflasa tabi olduğunu belirterek davalı borçlunun iflasını, gerekli muhafaza tedbirlerinin alınmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iflas yoluyla adi takiplere mahsus ödeme emrine itiraz olunmaması nedeniyle davacının...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/149 KARAR NO : 2024/243
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 03/03/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalıya özel iş jeti kiraya verdiğini, buna ilişkin 264.000 USD bedelli, 27.04.2021 tarihli ve ... numaralı E-arşiv fatura düzenlediğini, davalının mutabık kalınan tutara ilişkin faturaya itiraz etmediğini, bunun üzerine İİK m. 43 çerçevesinde takip yolu değiştirilerek, borçluya iflas takibinde ödeme emri (örnek no:11) gönderildiğini, mezkur ödeme emrinin borçluya T.K. Madde 35'e göre 19.04.2023'de tebliğ edildiğini, ödeme emrine herhangi bir itiraz vuku bulunmadığını, davalının tacir olduğunu, iflasa tabi olduğunu belirterek davalı borçlunun iflasını, gerekli muhafaza tedbirlerinin alınmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iflas yoluyla adi takiplere mahsus ödeme emrine itiraz olunmaması nedeniyle davacının iflas davası açmasının öncelikle usulen mümkün olup olmadığı noktasındadır. İİK m.155 hükmüne göre, iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren borç ve takip giderlerinin yedi gün içinde ödeme emrini gönderen icra dairesindeki hesaba yatırılması, bu süre içinde borcun olmadığına veya iflasa tabi şahıslarından olunmadığına dair bir itiraz var ise icra dairesine bildirilmesi, aynı süre içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının ticaret mahkemesinden iflas kararı isteyebileceği açıktır. "TBKnun 99. maddesinin son fıkrasına göre; Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Ancak İİKnun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİKnun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGKnun 12.05.1999 tarih 99/12-271 E, 99/301 K. sayılı kararı). Bu durumda, mahkemece, kamu düzeni ile ilgili olan İİKnun 58. maddesi gözetilmek suretiyle, iflas yoluyla adi takipte ödeme emrine konu olan miktarın yabancı para alacağı olarak belirtildiği, ancak harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığının dahi gösterilmediği, bu noktada usulüne uygun olarak yapılmış bir iflas takibinin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. (Yargıtay 12.HD 2021/3058E. 2021/7358K.sayılı kararından hareket edilmiştir) Nitekim davacı vekili dahi takip başlatılırken yabancı para alacağının TL karşılığının yanlışlık sonucu belirtilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddolunmasını 15/03/2024 tarihli dil...