Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 22.08.2020 tarihli maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, hasar bedelinin tanzimi için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, başvurularının kabul edildiğini, Müvekkilinin borcu tahsil etmek amacıyla 02/09/2020 tarihinde borçluyu temerrüde düşürdüğünü ancak borcunu 10/05/2022 tarihinde tahsil edebildiğni, müvekkilin davalıdan talep ettiği tazminatının temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücü de aynı olmayacağını ve müvekkilinin zarara uğrayacağını, dosyada tahsil edilen tutarın yasal faizi ile alacaklı müvekkilinin zararını karşılar nitelikte bir bedel olmadığını bu nedenle HMK...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1519 KARAR NO: 2024/520 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 03/04/2023 NUMARASI: 2022/705 Esas - 2023/247 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/03/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 22.08.2020 tarihli maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, hasar bedelinin tanzimi için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, başvurularının kabul edildiğini, Müvekkilinin borcu tahsil etmek amacıyla 02/09/2020 tarihinde borçluyu temerrüde düşürdüğünü ancak borcunu 10/05/2022 tarihinde tahsil edebildiğni, müvekkilin davalıdan talep ettiği tazminatının temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücü de aynı olmayacağını ve müvekkilinin zarara uğrayacağını, dosyada tahsil edilen tutarın yasal faizi ile alacaklı müvekkilinin zararını karşılar nitelikte bir bedel olmadığını bu nedenle HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 100,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargılama olmadan ve belirlenmis, hüküm altına alınmıs bir miktar olmadan müvekkili şirketin tazminat ödemesi yapması beklenemeyeceğini ve yargılamanın uzun sürmesinde de müvekkili sirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, meydana gelen maddi zarardan birisi sorumlu tutulacaksa eger hizmet kusuru nedeniyle idareye karsı dava açılması gerektiğini, yargılamanın uzun sürmesinden idarenin sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle munzam zararın tazminine ilişkin taleplerin öncelikle ispata muhtaç olması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " -Davanın reddine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya dayanak olarak gösterilen TBK madde 122. gereğince davalı yandan talep edilen alacak bakımından Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olmasına rağmen, Yerel Mahkeme tarafından görevli olup olmadığının herhangi bir değerlendirmesi yapılmaksızın görevli olmadığı halde esasa girerek inceleme yapılmış ve davanın esastan reddediliğini, oysa ki işbu davanın konusu; trafik kazalarına ilişkin poliçe kapsamında değil sigorta şirketinin KTK 99 gereği 8 iş günü içerisinde kanunen ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödemeyerek temerrüde uğramasından kaynaklı asıl alacağın ferisi değil, temerrüdden kaynaklı ayrı bir tazminat alacağı olduğunu, Mahkeme görev konusunu resen değerlendirmesi gerekirken bu konuyu değerlendirmeden sanki...