DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/09/2023 KARAR TARİHİ : 29/03/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin firması ile davalı Banka arasında 14.11.2011 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesine kefil olarak imza attığını ve kefalet sözleşmesi imzaladığını, aynı şekilde 30.07.2012 tarihinde de yeni TBK uyarınca yeni bir kredi sözleşmesi imzalandığını ve yine müvekkilinin müteselsil kefil olarak işbu sözleşmeyi de imza ettiğini, müvekkiline imzalatılmış olunan her iki kefalet sözleşmesinin de hukuka ve kanuna aykırı olarak düzenlenmiş olduğunu, 14.11.2011 tarihli sözleşme için imzalatılan kefalet sözleşmesinde sadece müvekkilinin isim ve imzası yer almakla...
T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas KARAR NO : / HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/09/2023 KARAR TARİHİ : 29/03/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin firması ile davalı Banka arasında 14.11.2011 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesine kefil olarak imza attığını ve kefalet sözleşmesi imzaladığını, aynı şekilde 30.07.2012 tarihinde de yeni TBK uyarınca yeni bir kredi sözleşmesi imzalandığını ve yine müvekkilinin müteselsil kefil olarak işbu sözleşmeyi de imza ettiğini, müvekkiline imzalatılmış olunan her iki kefalet sözleşmesinin de hukuka ve kanuna aykırı olarak düzenlenmiş olduğunu, 14.11.2011 tarihli sözleşme için imzalatılan kefalet sözleşmesinde sadece müvekkilinin isim ve imzası yer almakla birlikte tarih ve kefalete ilişkin diğer açıklamalara yer verilmediğini, sözleşmenin sadece genel işlem şartı olarak müvekkiline imzalatılmış olduğunu ve kefaletin türü, tarihi, adresi gibi temel unsurların yazılmamış olduğunu, esaslı yönleri ile eksik kalan bir kefalet sözleşmesi üzerinden müvekkilinin borçlandırılması ve takibe alınmasının haksız olduğunu, müvekkiline imzalatılan bir diğer kefalet sözleşmesi olan 30.07.2012 tarihli sözleşmede de 6098 sayılı TBK' un 583. Maddesinde belirtilen esaslı şekil şartlarında eksiklik olduğunu, zira "kefilin sorumlu olacağı azami miktar" kısmı boş bırakılmış olduğunu, oysa ki bu kısımın ilgili madde uyarınca sözleşmenin geçerlilik unsurlarından olduğunu, geçersiz kefalet sözleşmelerine dayanılarak müvekkiline karşı girişilen takip neticesinde güncel olarak 562.402,65 TL 'lik borcun şimdilik 31.744,35 TL' si müvekkilinden maaş haczi yolu ile tahsil edildiğini ve haczin devam ettiğini, borca konu Kayseri Genel İcra Dairesi / E sayılı dosyasına takip dayanağı belge olarak sunulan kredi ve kefalet sözleşmeleri uyarınca müvekkilinin sorumlu olduğu miktarın, ne kadar kredinin kullanıldığı gibi bilgilerin yazmadığını, ayrıca müvekkiline imzalatılan her iki sözleşme arasındaki tarihlerde 14.11.2011- 30.07.2012) asıl borçlunun ne kadar kredi kullandığının da bilinmediğini, Bankaların finansal kredi kuruluşları olmaları nedeniyle müşterilerine karşı basiretli bir tacir gibi sorumlu ve şeffaf olmakla yükümlü olduklarını, genel işlem şartı türü dayatma sözleşmeler ile kefalet altına aldıkları borçlar ile borçluların mağdur edildiğini, davalı Bankanın müvekkilinin kefil olduğu her iki sözleşme bakımından kim tarafından hangi tarihlerde hangi miktar kredilerin kullanıldığı, 2011 ve 2012 senesi gibi bir dönemde 2.000.000,00 TL gibi ciddi bir kredi miktarı için hangi ipotek ve rehnin teminat olarak alındığı, şayet bir teminat alınmış ise neden bu teminatın bozulmadığ...