DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03.04.2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalının fason üretim yaptığını, davacı ile aralarında sözleşme yapıldığını, üretim için davalıya ürün teslim edildiğini fakat davalının sözleşmeye uygun işlem yapmayarak ürünleri geri göndermediğini, bu yüzden ürünleri sipariş eden firmalara zamanında teslim edemediğini ve hak edişlerini alamadığını belirterek zarara uğradığını, davalının kendisine teslim edilen ürünleri üçüncü kişilere sattığını, hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirterek ürünlerin satışından beklenen gelir ile menfi ve müspet zararın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/73 KARAR NO: 2024/386 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08.11.2023 NUMARASI: 2023/1050 Esas, (Derdest) DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03.04.2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalının fason üretim yaptığını, davacı ile aralarında sözleşme yapıldığını, üretim için davalıya ürün teslim edildiğini fakat davalının sözleşmeye uygun işlem yapmayarak ürünleri geri göndermediğini, bu yüzden ürünleri sipariş eden firmalara zamanında teslim edemediğini ve hak edişlerini alamadığını belirterek zarara uğradığını, davalının kendisine teslim edilen ürünleri üçüncü kişilere sattığını, hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirterek ürünlerin satışından beklenen gelir ile menfi ve müspet zararın tahsilini ile 20.000 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunduğu görülmüştür. Mahkemece, ihtiyati haciz talep eden vekilinin dava dilekçesine eklediği belgeler alacağın varlığı hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olmadığı, fatura alacağı bulunması, alacağın muaccel olması ve ödemeden kaçınılmış olması yönünde yaklaşık ispat yargılamanın bu aşamasında gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini sözleşmesel ilişkinin varlığı ve ürünlerin teslim edilemediğinin belli olduğunu, yaklaşık ispatın gerçekleştiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden taraf, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı iş sahibi sözleşemeye konu işin yapılmadığını, davalıya teslim edilen ürünlerin iade edilmediğini belirterek zarar talebinde bulunmuş olup, dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararı verilemesini gerektiren muayyen ve muaccel alacağın varlığına yeterli yaklaşık ispata y...