Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2022 tarih ve 2021/134 Esas - 2022/16 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2019/64962 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin 2019/62357 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı itirazının kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin Almanya merkezli bir şirket...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/357 - 2024/690 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/357 KARAR NO : 2024/690 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2022 NUMARASI : 2021/134 E. - 2022/16 K.
DAVACI VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2022 tarih ve 2021/134 Esas - 2022/16 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2019/64962 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin 2019/62357 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı itirazının kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin Almanya merkezli bir şirket olup bina otomasyonu alanında 25 yılı aşkın deneyime sahip bulunduğunu, ürünlerini 20'den fazla ülkede piyasaya sürdüğünü, Orta Doğu ve çevre ülkeler için İstanbul'da şubesinin bulunduğunu, "...." markası altında Türkiye'deki faaliyetlerine yoğun şekilde devam ettiğini, müvekkili başvurusunun redde mesnet markadan 7 gün sonra yapıldığını, müvekkiline ait WIPO nezdinde 29.11.2018 tarihinde 09. sınıfta tescilli markasının olduğunu, bu markanın davaya konu marka başvurusundan önceki tarihli olduğundan müvekkilinin "..." markasının öncelikli ve gerçek hak sahibi bulunduğunu, müvekkilinin davaya konu markasını Türkiye'de tescilsiz olarak kullandığını, müvekkiline ait "...." markasının tanınırlığının oldukça yüksek olduğunu, markalar arasında değerlendirme yapılırken bu hususun bilhassa dikkate alınması gerektiğini, I-..." markasının aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu ve TTK ile 6769 sayılı SMK hükümlerine göre korunması gerektiğini, müvekkil Şirketin ticaret unvanındaki asıl sözcüğün neredeyse birebir aynısının davalı tarafından kullanılmasının hakkın ihlali anlamına geleceğini ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-1138 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davacının diğer iddialarının ise yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, davacının Türkiye'de tanınmış olduğu iddiasının asılsız olduğunu, Türkiye'de eskiye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddialarının da yerinde bulunmadığını, davacını...