DAVA:İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/04/2024 KARAR TARİHİ:03/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin emlakçılık işi yaptığını, taraflar arasında ... Mah. ... Cad. No:53/B .../İSTANBUL adresinde bulunan ... adli işletmenin devri ile ilgili olarak akdedilen 05/04/2023 tarihli emlak komisyonculuk sözleşmesi gereğince davalının müvekkiline ödemeyi vaat ettiği 500.000-TL komisyon bedeli sözleşmede kararlaştırılan tarihte ödenmemiş olduğunu, söz konusu borcun tahsili maksadıyla .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak davalı tarafın borcu açıkça inkar ettiğinden itirazın iptalini talep etme zarureti doğduğunu, davalı...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2024/240 Esas KARAR NO:2024/310
DAVA:İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/04/2024 KARAR TARİHİ:03/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin emlakçılık işi yaptığını, taraflar arasında ... Mah. ... Cad. No:53/B .../İSTANBUL adresinde bulunan ... adli işletmenin devri ile ilgili olarak akdedilen 05/04/2023 tarihli emlak komisyonculuk sözleşmesi gereğince davalının müvekkiline ödemeyi vaat ettiği 500.000-TL komisyon bedeli sözleşmede kararlaştırılan tarihte ödenmemiş olduğunu, söz konusu borcun tahsili maksadıyla .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak davalı tarafın borcu açıkça inkar ettiğinden itirazın iptalini talep etme zarureti doğduğunu, davalı tarafın, 08/01/2024 tarihli borca itiraz dilekçesinde sahte evrakla yapılan borç bildirimine itiraz ederek böyle bir borcunun olmadığını iddia etmiş olduğunu, davalının her ne kadar sahte evrak iddiasında bulunmuşsa da söz konusu evrak imzalanırken şahit olan, aynı zamanda davalının müvekkili ile nasıl anlaşma yaptığına şahit olan görgü tanıklarının mevcut olduğunu, bu konuda gerekirse tüm resmi özel ve kamu kuruluşlarından imza örnekleri celp edilerek imza incelemesinin de yapılabileceğini, davalının inkar ettiği evrakın ve borcun kendi imza ve kabulünde olduğunun açıkça ortaya çıkacağını, davalının devri yaptığı alıcının parayı kendisine ödemediğini, bu sebeple müvekkilinin alacak hakkı doğmadığını ileri sürmüş olduğunu, ancak sözleşmeden de anlaşılacağı üzere, müvekkilinin borcunun alıcı ile satıcıyı bir araya getirip anlaşmalarını sağladıktan sonra sona ermekte olduğunu, bu durumda alıcının parayı ödeyip ödememesi müvekkili bağlayan bir husus olmadığını, müvekkilinin hem davalı ile hem de 3. şahıs ile yaptığı sözleşmelerin konularının aynı adresli kafe işletmesi olduğu açıkça anlaşılmakta olduğunu, görüleceği üzere müvekkili üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmiş, bunun karşılığında davalıdan alacağını alamamış olduğunu, davalının bir adım daha ileri giderek, bu defa dükkanın eşi üzerine kayıtlı olduğunu, borcun sahibinin kendisi olmadığını ileri sürdüğünü, ancak bu durumda da müvekkili ile sözleşme imzalayan davalının borcu ortadan kalkmamakta olduğunu, zira başkasına ait bir dükkanı devretmek istemişse bu durumun mal sahibi ile kendisi arasındaki ve devir alacaklısı ile kendi iç ilişkisini bağlayacağını, zira dükkanın alıcısı da muhatap olarak davalıyı bilmekte ve devir parasını yine davalıya ödemiş olduğunu, en nihayetinde davalının müvekkiline sözleşmeye göre en geç 01/11/2023 tarihinde 500.000-TL ödemeyi vaat etmiş olduğunu, bu vaatin hem yazılı olarak sözleşme ile hem de görgü şahitleriyle sabit olduğunu, bu nedenle davalının haksız borç inkarı ve itiraz...