Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; dava konusu olay adi ortaklığı ilgilendirdiğinden ve Sayın Mahkemenizce karar verilmesi durumunda ilgili bedellerin adi ortaklık malına katılacağından BK 147/4. Maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, Bu bakımdan hisse devri sözleşmesi olan 2016 yılından itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, huzurdaki dava tapu iptali ve tescil davası olmadığı, davanın sözleşmeden kaynaklı olarak müvekkilin tescil yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesi ile açılan tescile zorlama...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/624 KARAR NO: 2024/724 KARAR TARİHİ: 16/05/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/11/2023 (Ara Karar) NUMARASI: 2023/516 Esas (Derdest) TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; dava konusu olay adi ortaklığı ilgilendirdiğinden ve Sayın Mahkemenizce karar verilmesi durumunda ilgili bedellerin adi ortaklık malına katılacağından BK 147/4. Maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, Bu bakımdan hisse devri sözleşmesi olan 2016 yılından itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, huzurdaki dava tapu iptali ve tescil davası olmadığı, davanın sözleşmeden kaynaklı olarak müvekkilin tescil yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesi ile açılan tescile zorlama davası olduğu, Davanın tapu iptali ve tescil olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle yolsuz tescil söz konusu olması gerektiği, dava konusu edilen taşınmazların müvekkil tarafından yolsuz olarak edinilmediği, bu durumda zamanaşımı olgusunun değerlendirilerek 10 yıl değil TBK daki adi ortaklık adına olan 5 yıllık zamanaşımı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taşınmazlardaki hisselerin 70/er bin TL kabul edildiği ve Müvekkil ile Davacının Ortağı Kiriş tarafından dava dışı ... isimli şahsa devredildiği, huzurdaki davada Mahkemece bir tedbir kararı verecek ise şayet bu tedbirin kapsamı müvekkilin ilgili pay için elde etmiş olduğu menfaat olan 70.000-TL ile sınırlı olması gerektiği, aksi düşünce yani davacının kendisinin belirlediği bedel müvekkili mağdur etmeye ve ihtiyati haciz zoru ile anlaşmaya zorlamaya yönelik olacağı, Müvekkilin teminat yatıramaması durumunda uygulanacak hacizler müvekkil açısından telafisi güç veya imkansız zararlarının doğmasına neden olabileceği, satış vaadi sözleşmesinde belirtili olan 70.000-TL üzerinden tedbirin değerlendirilmesi gerektiği tüm bu nedenlerle 24/10/2023 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazın değerlendirilmesi için duruşma açılması ve ilgili ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati haczin İİK 266.maddesi uyarınca icra dairesine veya mahkemeye sunacakları kesin ve süresiz banka teminat mektubu doğrultusunda ihtiyati haczin kaldırılmasına, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "i...