Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili ...'nin, Amerikan hukukuna uygun bir şekilde kurulmuş ve ... tescil numarası ile tescil edilmiş bir şirket olduğunu, mahkeme kararına konu taşınmazın maliki olduğunu, "..." adresinde bulunan taşınmazın müvekkili tarafından 28 Nisan 2015 tarihinde başlamak ve 31 Mart 2025'te bitmek üzere imzalanan taşınmazın kira sözleşmesi ile davalının firması olan dava dışı kiracı ... ... ...'ye kiraya verildiğini, sözleşmede kiracının sözleşmeden dönmesi de dahil olmak üzere yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya temerrüdü nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi durumunda, tüm sabit kira ve diğer bedeller ile oluşabilecek zararlardan sorumluluğun devam edeceğinin öngörüldüğünü, davalının oluşabilecek zararlara ve diğer ücretlere karşı sözleşmeyi...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/181 Esas KARAR NO:2024/361
DAVA:Tenfiz DAVA TARİHİ:10/11/2021 KARAR TARİHİ:23/05/2024
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili ...'nin, Amerikan hukukuna uygun bir şekilde kurulmuş ve ... tescil numarası ile tescil edilmiş bir şirket olduğunu, mahkeme kararına konu taşınmazın maliki olduğunu, "..." adresinde bulunan taşınmazın müvekkili tarafından 28 Nisan 2015 tarihinde başlamak ve 31 Mart 2025'te bitmek üzere imzalanan taşınmazın kira sözleşmesi ile davalının firması olan dava dışı kiracı ... ... ...'ye kiraya verildiğini, sözleşmede kiracının sözleşmeden dönmesi de dahil olmak üzere yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya temerrüdü nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi durumunda, tüm sabit kira ve diğer bedeller ile oluşabilecek zararlardan sorumluluğun devam edeceğinin öngörüldüğünü, davalının oluşabilecek zararlara ve diğer ücretlere karşı sözleşmeyi teminaten kayıtsız şartsız garantörlük sözleşmesi imzaladığını, 24 Mayıs 2019 tarihinde kiracının, kira sözleşmesinde belirlenen usulün tam aksine davacı müvekkilinin onayı olmadan taşınmazı tahliye ettiğini ve 28 Mayıs 2019 tarihinde davacıya mülkü teslim ettiğini, usule aykırı tahliye sonrasında kiracının, kira sözleşmesi kapsamında sabit kira, ek kira veya borçlu olduğu diğer tutarları ödemediğini, müvekkilinin 13 Ağustos 2019 tarihinde kiracının temerrütüne dayanarak, tahliyenin sözleşmede belirtilen usule uygun yapılmaması nedeniyle dava açtığını, davada kira sözleşmesi kapsamındaki muaccel kira bedelleri, gecikme ücretleri, sözleşme kapsamında kiracıya ait emlakçı komisyonu, kira bedellerinden kaynaklanan zararın, taşınmazı yeniden kiralamaya hazırlama masrafları ve avukatlık ücretinin talep edildiğini, yapılan yargılamada tüm savunma ve delil haklarının davalı tarafından vekili vasıtasıyla kullanıldığını, esasa ve usule ilişkin tüm savunmaların yapıldığını ve tüm iddiaların Mahkeme tarafından değerlendirildiğini, mahkemenin müvekkilini haklı bularak davayı kabul ettiğini ve davalının müvekkili davacıya asıl alacak, faiz, mahrum kalınan kâr ve diğer masraflar ile avukatlık ücreti ve temerrüt faizi dahil olmak üzere toplam 1.527.095,32 USD ödenmesine hükmedildiğini ve bu hükmün 21/05/2021 tarihinde kesinleştiğini belirterek mahkeme kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesi ile; yabancı ilamın, anayasa ile düzenlenen temel hak ve hürriyetlere, milletlerarası hukukta kabul edilen temel prensiplere, adil yargılama ve savunma hakkına, genel ahlaka, Türk hukuk düzeninin temelini teşkil eden ve devletin vazgeçemeyeceği ilkelere açıkça aykırı olduğunu, tanıma-tenfiz şartlarını düzenleyen Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 54. maddesinin c fıkrası uyarınca, yabancı bir mahkeme kararının tanınabilmesi ve tenfiz edilebilmesi için, ilgili hükmün Türk kamu ...