Davacı vekili tarafından İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/04/2017 tarih ve 2017/458 E. 20121/687 K. sayılı ilamına karşı yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya Heyet tarafından incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi ve opsiyon sözleşmesi akdedildiğini, opsiyon sözleşmesinin, türev işlemlerden olduğunu, davalı ile yapılan sözleşmelerde genel şartlara aykırılık bulunduğunu, davalının davacıya haber vermeden ve sonrasında da her hangi bir onay almadan 4 adet döviz opsiyon işlemi ve royal halı hisse senedi alımını gerçekleştirerek davacıyı zarara uğrattığını ve hile ile işlem tarihlerinden sonra imzalarını aldığını, bu hali ile davalının sözleşme ve mevzuata aykırı davrandığını ileri sürerek zararın ne kadar olduğu tespit edilemeyeceğinden HMK 107. maddesi uyarınca...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/626 KARAR NO: 2024/887 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/09/2021 NUMARASI: 2017/458 2021/687 DAVA: Alacak Davacı vekili tarafından İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/04/2017 tarih ve 2017/458 E. 20121/687 K. sayılı ilamına karşı yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya Heyet tarafından incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi ve opsiyon sözleşmesi akdedildiğini, opsiyon sözleşmesinin, türev işlemlerden olduğunu, davalı ile yapılan sözleşmelerde genel şartlara aykırılık bulunduğunu, davalının davacıya haber vermeden ve sonrasında da her hangi bir onay almadan 4 adet döviz opsiyon işlemi ve royal halı hisse senedi alımını gerçekleştirerek davacıyı zarara uğrattığını ve hile ile işlem tarihlerinden sonra imzalarını aldığını, bu hali ile davalının sözleşme ve mevzuata aykırı davrandığını ileri sürerek zararın ne kadar olduğu tespit edilemeyeceğinden HMK 107. maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL'nin reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili; işlemlerin talimatlar doğrultusunda yapıldığını, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi 22/04/2015 tarihli 2014/1367 Esas - 2015/341 Karar sayılı ilamı ile, davacının davalı ... Tic. A.Ş yönünden HMK 114/1-h maddesindeki hukuki yarar dava şartı yokluğundan diğer davalı gösterilen şube yönünden ise hem HMK 114/1-d maddesindeki taraf ehliyeti dava şartı yokluğundan hemde HMK 114/1-h maddesindeki hukuki yarar dava şartı yokluğundan davasının HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar vermiştir. Bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2015/12613 Esas - 2017/489 Karar, 25.01.2017 tarihli ilamı ile davacı vekilinin talebinin açıkça belirsiz alacak davası olduğundan, mahkemece davanın belirsiz alacak davası olduğunun kabulü ile bu yönde inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, davanın kısmi dava kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesi 28/04/2017 tarih ve 2017/458 E. 20121/687 K. sayılı ilamı ile davanın reddine karar vermiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6723 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanunun geçici 3. Maddesinin 2. fıkrasına göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez. Böylece Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geç...