MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:10.06.2024 tarihli ara karar NUMARASI: 2024/414 Esas DAVA: Ticari Ünvanın Korunması Taraflar arasındaki ticari unvanın korunması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirket ile neredeyse birebir olan ticaret unvanını müvekkili şirket ile aynı sektörde kullandığını davalının bu ticaret unvanını kullanarak piyasada iş yaptığı süre boyunca müvekkili şirketin ticari itibarı ve güvenilirliğinden faydalanacağını bu nedenle dava sonuçlanıncaya kadar müvekkili şirketin zararının artmaması...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1298 KARAR NO: 2024/1262 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:10.06.2024 tarihli ara karar NUMARASI: 2024/414 Esas DAVA: Ticari Ünvanın Korunması Taraflar arasındaki ticari unvanın korunması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirket ile neredeyse birebir olan ticaret unvanını müvekkili şirket ile aynı sektörde kullandığını davalının bu ticaret unvanını kullanarak piyasada iş yaptığı süre boyunca müvekkili şirketin ticari itibarı ve güvenilirliğinden faydalanacağını bu nedenle dava sonuçlanıncaya kadar müvekkili şirketin zararının artmaması adına davalının ticaret unvanını kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini vekaleten talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 10.06.2024 tarihli ara kararıyla; "...Bu açıklamalar ışığında; dosyanın mevcut durumu itibariyle haksız rekabet koşullarının mevcudiyeti, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların sabit olup olmadığı, bu eylemlerin haksız rekabet veya iltibas oluşturup oluşturmadığı gibi konular ispata muhtaç olup, şu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca doğrudan hüküm sonucunu doğuracak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin amacına aykırı olacağı gibi tedbirde ölçülülük ilkesine de aykırı olacağı..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Öğretide belirtildiği üzere ihtiyati tedbirin kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki koruma olduğunu, Yargıtay içtihatları ve öğretideki görüşte ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam ve kesin ispat aranmamakta olup, yaklaşık ispat kuralına yer verildiğini, dava sisteminde genel olarak tam ispat ölçütü benimsenirken, geçici hukuki korumalarda bu ölçütün derecesi düşürüldüğünü, HMK'nın 389.madde hükmünden davanın konusu bakımından bir sınırlamaya tabi olmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin anlaşıldığını, keza yasa koyucu uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini belirtirken, davanın konusunu oluşturan alacağın, tazminatın ya da mal varlığının değeri ile sınırlı bir miktar hakkında...