Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 16.02.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının, Davalının temsilcilerine 15.10.2000 tarihli teslim-tesellüm belgesi adlı belge ile 55.200 DEM (Alman Markı) tutarında para verdiğini; bu paranın Davalının yüksek faiz kazancı vaatlerine karşılık verildiğini: Davalının para toplama faaliyetlerinin muhtelif kanunların hükümlerine aykırı olduğunu; bu kapsamda paranın toplandığı tarihte yürürlükte olan Bankalar Kanununun md. 10 hükmünün, Sermaye Piyasası Kanunumun md. 7, 30, 31 hükümlerinin, TTKnın md. 20 hükmünün. Borçlar Kanununun md. 28 hükmünün ihlal edildiğini belirterek; davalıdan tahsil edilen 28.223,31 EURO (55.200 DEM)nun tahsil tarihi itibarı ile 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek...
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/632 KARAR NO : 2023/617
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2015 KARAR TARİHİ : 06/07/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 16.02.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının, Davalının temsilcilerine 15.10.2000 tarihli teslim-tesellüm belgesi adlı belge ile 55.200 DEM (Alman Markı) tutarında para verdiğini; bu paranın Davalının yüksek faiz kazancı vaatlerine karşılık verildiğini: Davalının para toplama faaliyetlerinin muhtelif kanunların hükümlerine aykırı olduğunu; bu kapsamda paranın toplandığı tarihte yürürlükte olan Bankalar Kanununun md. 10 hükmünün, Sermaye Piyasası Kanunumun md. 7, 30, 31 hükümlerinin, TTKnın md. 20 hükmünün. Borçlar Kanununun md. 28 hükmünün ihlal edildiğini belirterek; davalıdan tahsil edilen 28.223,31 EURO (55.200 DEM)nun tahsil tarihi itibarı ile 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile yargılama ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekillinin 10.03.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını; Davacının hisse senetlerinin sahibi ve Davalı şirkette hissedar olduğunun hisse senetlerini elinde bulundurduğunu Davalıya bildirmekle açıklanmış olduğu; hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğu ve devredip devretmediği bilinmediğinden halen Davacının elinde olup olmadığının belli olmadığını, Davacının ancak hamiline yazılı senetleri elinde bulundurduğunu ispat ederek hisse senedi sahipliği haklarını talep edebileceğini; Davanın vasfının alacak davası değil, ortaklık ve ortaklık paylarına ilişkin bir dava olması gerektiğini; Davacının hisse değerindeki ortaklığının halen devam ettiği, ancak kâr payı talebinde bulunulabilmesi için şirketin öncelikle faaliyetlerinden kâr elde etmesi ve dağıtma kararının verilmesi gerektiğini, kâr ile zararın kardeş olduğu. Davalı şirketin Türkiyenin zor ekonomik koşullarında yıllar içinde ayakta kaldığı; Davacının ortağı olduğu şirket hakkında sahip olduğu ortaklık haklarını kullanmak yerine ortağı olduğu şirkete tazminat davası açmak ile yasaları hiçe saydığını, Davanın kötü niyetli olduğu, Davanın Türk Medeni Kanunu md. 2 hükmüne aykırı olduğunu, davacının hisse senetlerinin değerinin güncel değerinin hesaplanarak Davacının talep edebileceği bedelin belirleneceği, bu güncel değer dışında faiz hesaplanmasının mümkün olmadığı; Davacının yasal olmayan, şirket hisse senetleri halen var ve değeri belirlenememiş iken, alacak talebine, alacak için talep ettiği faize, faiz oranına, faizin başlangıç tarihine ve talebinin bütününe itirazlarının kabulü ile davanın reddine, davacı hakkında tazminat davaları açma haklarının saklı tutulmasına ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin ...