Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşmeler kapsamında sözleşmenin davalı tarafça açıkça ihlal edilmiş olması kapsamında sözleşme konusu beton bedellerinin güncellenmiş değerinin avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine yönelik ihtarnamelere olumlu cevap verilmemiş olması; müvekkilinin kısmi ödemeyi kabule zorlamaya çalışması ve sair kapsamda; tarafınca 22.02.2022 tarihinde arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, arabuluculuk son tutanağı 07.03.2022 tarihinde tanzim edildiğini ve mevcut davanın açılması zorunlu olduğunu, müvekkili ile davalı taraf arasında beton alım-satım sözleşmesi yapıldığını, müvekkili ile davalı şirket arasında 10.08.2018 ve 10.01.2019 tarihinde hazır beton bağlantı sözleşmesi...
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/364 Esas - 2023/374 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/364 Esas KARAR NO : 2023/374
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2022 KARAR TARİHİ : 17/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşmeler kapsamında sözleşmenin davalı tarafça açıkça ihlal edilmiş olması kapsamında sözleşme konusu beton bedellerinin güncellenmiş değerinin avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine yönelik ihtarnamelere olumlu cevap verilmemiş olması; müvekkilinin kısmi ödemeyi kabule zorlamaya çalışması ve sair kapsamda; tarafınca 22.02.2022 tarihinde arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, arabuluculuk son tutanağı 07.03.2022 tarihinde tanzim edildiğini ve mevcut davanın açılması zorunlu olduğunu, müvekkili ile davalı taraf arasında beton alım-satım sözleşmesi yapıldığını, müvekkili ile davalı şirket arasında 10.08.2018 ve 10.01.2019 tarihinde hazır beton bağlantı sözleşmesi tanzim edildiğini, bu sözleşmeler kapsamında 10.08.2018 tarihindeki 85 nolu sözleşme kapsamında beton cinsi; c25/30 olan; şantiyesi 61221/2 olan; 360 m3; birim fiyatı 104+kdv ve toplam tutarı 37.648,00 tl+kdv pompalı antlaşma yapıldığını, müvekkili tarafından davalı şirket hesabına 10.08.2018 tarihinde 31.000,00 tl/yapı kredi bankasına ve 17.08.2018 tarihinde ise 13.180,00 tl/visa olarak ödeme gerçekleştirildiğini, yine sözleşmeler kapsamında 10.01.2019 tarihindeki 266 nolu sözleşme kapsamında beton cinsi; c25/30 olan; şantiyesi 61221/2 olan; 85 m3; birim fiyatı 104+kdv ve toplam tutarı 10.965,00 tl+kdv pompalı antlaşma yapıldığını, müvekkili tarafından davalı şirket hesabına 10.01.2019 tarihinde 10.739,00 tl/visa ve 10.01.2019 tarihinde ise 2.200,00 tl/nakit ödemesi gerçekleştirildiğini, belirtildiği üzere müvekkili tarafından sözleşmeler kapsamında gerekli ödemeler zamanında yapıldığını, sözleşmelerde beton teslimi ile ilgili; yani alıcının belli sürede teslim alması hususunda kısıtlı bir süre öngörülmediğini, bu halde müvekkilinin istediği anda betonları davalıdan alabileceğini, yapılan antlaşma kapsamında müvekkilinin betonları talep etmekte; mümkün değil ise güncel bedelini talep etmekte olduğunu, davalı ise kötü niyetli olarak beton fiyatları ile uyuşmayacak şekilde ana parayı teklif ettiğini; sonrasında kısmi faiz işleterek ana para+faiz teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin, davalının ödeyeceği ana para+faiz ile 445 m3 beton alabilmesi mümkün olmadığını, bu açıdan denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması gerektiğini, davalı tarafa gerekli bilgilendirmeler yapıldığını, davalı şirket beton teslimi konusunda sözleşme şartlarına aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin haklı nedenle kısmi ifayı red...