Mahkememizde görülmekte olan "Yöneticinin Azli" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir; I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirketin 1988 yılında ticaret siciline tescil edilerek faaliyetlerine başladığını, müvekkilinin ise söz konusu şirkete 2009 yılında yapılan pay devri neticesinde %50 ortak olduğunu ve bu tarihten beri de söz konusu şirkette zaman zaman maaşlı çalışan zaman zaman da taşeron firma elemanı olarak görev yapmaya devam ettiğini, davalı şirketin ilk yıllarından itibaren müdürü olarak faaliyet gösteren...'nun ise müvekkilinin iyi niyetini suiistimal ederek şirket müdürü olarak ortaklara karış olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, hal böyle iken müvekkilinin haklı nedenler ile şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesi gerekeceğini, davalı şirketin bilançoları hakkında şirket ortağı olan müvekkiline...
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/710 Esas - 2023/828 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/710 KARAR NO : 2023/828
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Yöneticinin Azli / Limited Şirket DAVA TARİHİ : 14/06/2022 KARAR TARİHİ : 23/11/2023 KARAR Y.TARİHİ : 23/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan "Yöneticinin Azli" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir; I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirketin 1988 yılında ticaret siciline tescil edilerek faaliyetlerine başladığını, müvekkilinin ise söz konusu şirkete 2009 yılında yapılan pay devri neticesinde %50 ortak olduğunu ve bu tarihten beri de söz konusu şirkette zaman zaman maaşlı çalışan zaman zaman da taşeron firma elemanı olarak görev yapmaya devam ettiğini, davalı şirketin ilk yıllarından itibaren müdürü olarak faaliyet gösteren...'nun ise müvekkilinin iyi niyetini suiistimal ederek şirket müdürü olarak ortaklara karış olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, hal böyle iken müvekkilinin haklı nedenler ile şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesi gerekeceğini, davalı şirketin bilançoları hakkında şirket ortağı olan müvekkiline hiçbir zaman bilgilendirme yapılmadığını, kar payı dağıtımı yapılmadığını, yapılan iş ve işlemler ile ilgili olarak da bilgi alınmak istendiğinde kendisine herhangi bir muhatap bulunmadığını, davalı şirket tarafından yıllık bilanço gelir ve giderlerin denetimi açısından ilgili defterlerin müvekkiline ibraz edilmesi gerektiği halde uzun zamandır herhangi bir şekilde şirketin iş ve işlemlerinin kontrol etme imkanının müvekkiline tanınmadığını, şirketin diğer ortağı ve müdürü olan... tasarruf yetkisinin kendisinde olması sebebi ile keyfi uygulamalar ile şirketi zarara uğratacak faaliyetlere girdiğini, bu konu ile ilgili olarak da müvekkiline herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, şirket aktif ve pasiflerinin denetimini yapma imkanı dahi tanınmayan müvekkili ile müdür olan diğer ortak arasında güven ilişkisinin tamamen yok olduğunu, TTK'nun 638. Maddesindeki hükümlerden anlaşılacağı üzere haklı nedenlerin varlığı durumunda şirketten çıkma talebinde bulunulabilme imkanı sağlandığını, müvekkilinin şirket ortaklığında kalması için herhangi bir haklı nedenin kalmadığını, yine TTK'nun 641 maddelerinin şirket ortaklığından ayrılanların ayrılma akçesi talep edebileceğine dair hususların düzenlendiğini, bu itibarla yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak müvekkilinin ortaklıktan haklı nedenlerle çıkmasına karar verilmesi ve müvekkile ayrılma akçesi ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalının hukuka ve ticari teamüllere aykırı davranışları nedeniyle şirket ortağı olarak kalmasında hukuki bir yarar kalmadığını, ortaklıktan ayrılmasına ve ayrılma akçesi ödenmesine karar verilmesi gerektiği...