Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalıya 2007 ila 2011 yılları arasında beş farklı finansal yardım sözleşmesi ile yüklü miktarda finansal yardım sağladığını, ancak davalının 3.996.728,38 USD ve 12.189.063,50 euro borcunu ödememesi üzerine finansal yardım sözleşmeleri uyarınca yetkili Kazakistan Mahkemesi nezdinde alacak davası açıldığını, yapılan yargılama sonucu... Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek, ... ... Mahkemesi'nin 10.05.2017 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete usul ve yasaya uygun bir şekilde tebligat yapılmadan karar verildiğini, davadan haberi olduğunda ise davacı şirket yetkilileri...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/485 KARAR NO :2023/786
DAVA:Tanıma Ve Tenfiz DAVA TARİHİ:22/09/2017 KARAR TARİHİ:29/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalıya 2007 ila 2011 yılları arasında beş farklı finansal yardım sözleşmesi ile yüklü miktarda finansal yardım sağladığını, ancak davalının 3.996.728,38 USD ve 12.189.063,50 euro borcunu ödememesi üzerine finansal yardım sözleşmeleri uyarınca yetkili Kazakistan Mahkemesi nezdinde alacak davası açıldığını, yapılan yargılama sonucu... Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek, ... ... Mahkemesi'nin 10.05.2017 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete usul ve yasaya uygun bir şekilde tebligat yapılmadan karar verildiğini, davadan haberi olduğunda ise davacı şirket yetkilileri tarafından davalı şirket adına vekaletname çıkarılmasına izin verilmeyerek savunma hakkının kasıtlı olarak engellendiğini, davalı şirketin beş kişilik yönetim kurulunun üç üyesini seçme yetkisinin davacı şirkete ait olduğunu, davacının imzası olmadan yönetim kurulunun karar almasının mümkün olmadığını, davalının mahkemede temsil edilmesinin kasıtlı olarak engellendiğini, kararı veren mahkemenin yetkisiz olduğunu, Türk Mahkemeleri yetkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememiz ... sayılı 14/11/2018 tarihli kararı ile, davacı şirketin davalı şirkette %75 oranında çoğunluk hissedarı olarak 5 kişiden oluşan yönetim kurulunun 3'ünü seçme yetkisi olduğu, dolayısı ile davacı şirketin rızası olmadan herhangi bir yönetim kurulu kararı alınamayacağı, bu durumun davalı şirket adına vekaletname çıkartılmasına engel teşkil ettiği, anılan nedenle mahkemece davalı şirkete kayyum ataması yapılarak şirket adına işlemlerin kayyum tarafından yürütülmesi gerektiği, ilgili mahkeme tarafından dava süreci ile ilgili 3 adet tebligat yapıldığı, ancak yapılan tebligatların usul ve yasaya uygun olmadığı, böylelikle davalı şirketin savunma hakkının engellendiği, bu şekilde davalı şirketin gıyabında ve yokluğunda karar verildiğinden tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, taraf vekilleri karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuş, İstanbul BAM 14.Hukuk Dairesinin 2019/... esas, 2021/... karar sayılı 01/07/2021 tarihli ilamı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından İstanbul BAM 14.Hukuk Dairesinin 2019/... esas, 2021/... karar sayılı 01/07/2021 tarihli ilamına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2021/... esas, 2023/... karar sayılı 10/05/2023 tarihli ilamı ile ".....tenfiz incelemesinin şekli yapılması gerektiği, fiil ehliyeti ve temsil konusunun şahsın hu...