Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin; 02.01.2014 tarihli toplam satış bedeli 5.677.562,88 TL ve 03.03.2014 tarihli toplam satış bedeli 3.120.000,00 TL olduğunu, davalı şirketin satışını yaptığı ürünleri sözleşmelerde belirtilen zaman süresinde teslim etmediğini, müvekkili şirket tarafından keşide edilen ... 1. Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ürünlerin teslim edilmesinin davalıya ihtar edildiğini, sözleşme imza tarihlerinin 20.03.2014 ve 24.06.2014 tarihleri olduğunun davalı şirket tarafından iddia edildiğini, sözleşmelerin hükümlerine göre haklı neden olmaksızın tek taraflı fesih edilemeyeceğini, sözleşmelerin imza tarihleri hususunda uyuşmazlık bulunduğunu, açıklanan nedenlerle sözleşmelerin ihlal edilmesi ve...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/380 KARAR NO : 2023/914
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 06/05/2015 KARAR TARİHİ : 30/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin; 02.01.2014 tarihli toplam satış bedeli 5.677.562,88 TL ve 03.03.2014 tarihli toplam satış bedeli 3.120.000,00 TL olduğunu, davalı şirketin satışını yaptığı ürünleri sözleşmelerde belirtilen zaman süresinde teslim etmediğini, müvekkili şirket tarafından keşide edilen ... 1. Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ürünlerin teslim edilmesinin davalıya ihtar edildiğini, sözleşme imza tarihlerinin 20.03.2014 ve 24.06.2014 tarihleri olduğunun davalı şirket tarafından iddia edildiğini, sözleşmelerin hükümlerine göre haklı neden olmaksızın tek taraflı fesih edilemeyeceğini, sözleşmelerin imza tarihleri hususunda uyuşmazlık bulunduğunu, açıklanan nedenlerle sözleşmelerin ihlal edilmesi ve hükümlerinin davalı şirket tarafından yerine getirilmemesinden dolayı müvekkili şirketin uğradığı zarar, ziyan ve kâr kaybının belirlenmesi ile fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000.-TL alacağın davalıdan tazmini ve tahsiline, dava konusu ürünlerin teslimi için 16.10.2014 tarihli ihtarname ile temerrüde düşürülen davalıdan alacağa bu tarihten itibaren ticari temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle 100.000,00 TL'lik talebi 426.066,55.-TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle;taraflar arasında 20.03.2014 tarihinde "Satın Alma Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmenin 24.06.2014 tarihinde "Ek Fesih Protokolü" ile feshedildiğini ve tarafların 24.06.2014 tarihli ikinci sözleşmeyi akdettiklerini, taraf şirketler arasında e-posta yazışmalarının bulunduğunu, davacı şirketin 27.03.2014 tarihinde tasfiyeye girmiş olmasına rağmen ikinci sözleşme akdedildiği anda müvekkili şirketi aldatmış olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin sözleşmenin geçersiz olduğunu davacı şirkete bildirdiğini ve ticari münasebetini kestiğini, TTK.nın ilgili hükümleri uyarınca davacı şirketin tek yetkilisinin tasfiye memuru olduğunu ve tasfiye aşamasındaki şirketlerin ticari herhangi bir işlem yapmasının mümkün olmadığını, 24.06.2014 tarihli sözleşme tahtında üretilen ürünlere ilişkin davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ürün teslimatının üretimin gecikmesinden değil bizzat davacının alamayacağını bildirmesi ve bir kısım siparişleri iptal etmesinden kaynaklandığını, söz konusu ürün teslimatlarının 2014 yılının Ekim ayı itibariyle son bulduğunu, davacı şirketin zarar talebinin nelere ilişkin olduğunu açıklaması gerektiğini beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce oluşturulan 12/04/2018 Tarih ve 2015/490E. 2018/428K.sayılı gerekçeli kararında; "Dava, sözleşmeye aykırılık neden...