Mahkememizde görülmekte olan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'ın, küçük ...'ın annesi olduğunu ve gebeliğinin takibinin dava dışı Dr. ... tarafından yapıldığını, Dr. ...'in tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin 17/08/2020-17/08/2021 tarihlerinde geçerli olmak üzere davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından düzenlendiğini, sigortalı doktorun, gebelik takibinde davacı anneyi down sendromunu çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmayarak küçük ...'ın down sendromlu olarak doğmasına sebebiyet verdiğini, oysa down sendromunun gebelikte tespiti mümkün olduğunu ve tespiti halinde de 2827 sayılı kanuna göre gebeliğin sonlandırılmasına izin verilen bir özür olduğunu, anomaliyi tespit imkanları konusunda aydınlatma yapılmasının hekimin sorumluluğunu...
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/17 KARAR NO:2023/813
DAVA:Maddi Ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ:08/01/2021 KARAR TARİHİ:02/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'ın, küçük ...'ın annesi olduğunu ve gebeliğinin takibinin dava dışı Dr. ... tarafından yapıldığını, Dr. ...'in tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin 17/08/2020-17/08/2021 tarihlerinde geçerli olmak üzere davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından düzenlendiğini, sigortalı doktorun, gebelik takibinde davacı anneyi down sendromunu çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmayarak küçük ...'ın down sendromlu olarak doğmasına sebebiyet verdiğini, oysa down sendromunun gebelikte tespiti mümkün olduğunu ve tespiti halinde de 2827 sayılı kanuna göre gebeliğin sonlandırılmasına izin verilen bir özür olduğunu, anomaliyi tespit imkanları konusunda aydınlatma yapılmasının hekimin sorumluluğunu gerektirdiğini ve aydınlatma konusunda da ispat yükünün davalı sigortacıya ait olduğunu, kusur konusunda rapor almanın gereksiz olduğunu, öncelikle müvekkilinin zararının belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle küçük müvekkilinin tedavi evrakları geldikten sonra Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurduklarını, ancak tarafların anlaşamadığını belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili küçük ... için 430.000,00-TL iş göremezlik(bakıcı ücreti dahil) maddi tazminatı ve 40.000,00-TL manevi tazminat; müvekkili anne ... için 20.000,00-TL manevi tazminat ve müvekkili baba ... için 20.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 510.000,00-TL tazminatın, dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava dilekçesinde olayın geçtiği sağlık kurumu ve olayın gerçekleştiği tarihin yer almadığını, hekimin davacıyı kaçıncı gebelik haftasında gördüğünün bilinmediğini, hekimin hangi hatalı uygulamasının down sendromlu doğumu sebebiyet verdiğinin, testler hakkında usulünce aydınlatılmadığı iddiasına dayandırıldığını, bu nedenlerle davacı tarafın dilekçesinin açıklattırılması gerektiğini, hastanın kamu hastanesine başvurması durumunda, hasta ile hekim arasında doğrudan bir ilişki kurulmadığını, kamu hastanesi ile kamu hukukundan kaynaklı bir ilişki kurulduğunu, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, dolayısıyla davacı tarafın, durumu öğrenmesinden 6 yıl sonra ikame edilen huzurdaki dava ile ileri sürülen taleplerin zamanaşıına uğradığını, kamu görevlilerinin fiillerinden kaynaklanan tazminat dav...