Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin kuruluşundan bu yana resmi ve yasal ortağı olduğunu, davalı şirketin çok ortaklı bir yapıya sahip olup piyasada reel olarak faaliyet gösterdiğini, şirketin yapı ve faaliyetleri ve davacının işi nedeniyle fiilen yönetiminde bulunamadığını ve uzaktan takip ettiğini, şirketi fiilen yönetenler ile davacının yakinen bir tanışmasının olmadığını, şu anda davacı ile davalı şirket yönetimi arasında uzun süredir fiili bir irtibatsızlık olduğunu, davacının şirket merkezine gidemediğini, şirket faaliyetlerinden haberdar olmadığını ve katkı sunamadığını, bu sebeple davacının şirket ortaklığından kaynaklı alması gereken kar payının kendisine verilmediğini, eldeki davayı da bu...
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin kuruluşundan bu yana resmi ve yasal ortağı olduğunu, davalı şirketin çok ortaklı bir yapıya sahip olup piyasada reel olarak faaliyet gösterdiğini, şirketin yapı ve faaliyetleri ve davacının işi nedeniyle fiilen yönetiminde bulunamadığını ve uzaktan takip ettiğini, şirketi fiilen yönetenler ile davacının yakinen bir tanışmasının olmadığını, şu anda davacı ile davalı şirket yönetimi arasında uzun süredir fiili bir irtibatsızlık olduğunu, davacının şirket merkezine gidemediğini, şirket faaliyetlerinden haberdar olmadığını ve katkı sunamadığını, bu sebeple davacının şirket ortaklığından kaynaklı alması gereken kar payının kendisine verilmediğini, eldeki davayı da bu amaçla açtıklarını, şirketin kuruluşundan beri ne kadar kar elde ettiğini muhasebe kayıtlarına ulaşmalarının engellenmesi nedeniyle bilinemediğini, davacının kar payını almak için noter aracılığıyla ihtarname gönderdiğini ancak kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabulucu başvurusundan da bir sonuç alamadıklarını, davalı şirketin piyasada reel olarak iş yapan ve aktif malvarlığı bulunan, tanınan ve saygın bir konumu bulunduğunu, uzun bir süreden bu yana karlı biçimde çalıştığının söylendiğini, buna karşın müvekkilinin ortak olduğu süreç içerisinde söz konusu şirketten hiçbir şekilde kar payı ödemesi almadığını, bilindiği üzere TTKnun 608. ve 610.maddeleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca şirketten kar payının istenebilmesi için öncelikle ortaklar kuruluna ve diğer ortaklara müracaat etmesi gerektiğini, bu sebeple yaptıkları noter ihtaratına olumlu bir cevap verilmemekle birlikte davacıya kar payı ödenmediğini ve bu amaçla ortaklar kurulunun toplanmadığını, davalı şirketin kuruluşundan beri kar payı dağıtmadığını, bu konuda ortaklar arasında uyuşmazlık çıktığını ve davalı şirketin direngen hale geldiğini, davacı ortağın kar payının tespit ve tahsilini mahkemeden isteme hakkı olduğunun kabulünün gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının dava konusu şirketten alması gereken birikmiş kar payı alacağına ilişkin olarak şimdilik 10.000,00-TL kar payı alacağının muaccel hale geldiği tarihten itibaren başlayacak en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; D...