Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalının ilk olarak müvekkil şirkette 25/09/2012-02/10/2015 tarihleri arasında satış mühendisi olarak görev yaptığını, 2015 yılında kendi isteği ile istifa ettiğini, daha sonra 20/11/2017 tarihinde yeniden müvekkil şirkette Pazarlama Yöneticisi olarak göreve başladığını, kendi istediği ile 28/11/2019 tarihinde istifa ettiğini, davalının şirket nezdinde iş akdi ile çalışmaya devam ettiği esnada kendi adına ve namına müvekkil şirketin faaliyet konusu ile aynı şirket kurarak hem hizmet akdinin unsurlarından biri olan sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını hem de iş görme ve rekabet etmeme borcuna uymadığını, davalı müvekkil şirketin ticari ve üretim sırlarına gizli bilgilerine, aktif pasif müşteri...
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/229 Esas KARAR NO : 2023/156
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/02/2020 KARAR TARİHİ : 24/02/2023 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 24/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalının ilk olarak müvekkil şirkette 25/09/2012-02/10/2015 tarihleri arasında satış mühendisi olarak görev yaptığını, 2015 yılında kendi isteği ile istifa ettiğini, daha sonra 20/11/2017 tarihinde yeniden müvekkil şirkette Pazarlama Yöneticisi olarak göreve başladığını, kendi istediği ile 28/11/2019 tarihinde istifa ettiğini, davalının şirket nezdinde iş akdi ile çalışmaya devam ettiği esnada kendi adına ve namına müvekkil şirketin faaliyet konusu ile aynı şirket kurarak hem hizmet akdinin unsurlarından biri olan sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını hem de iş görme ve rekabet etmeme borcuna uymadığını, davalı müvekkil şirketin ticari ve üretim sırlarına gizli bilgilerine, aktif pasif müşteri portföyüne, ticari hedeflerine, organizasyonlarına ilişkin bütün bilgi ve belgelere ulaşabilir olduğundan ve halihazırda rekabet içinde bulunan şirketin ortağı olması nedeniyle müvekkil şirketin şimdiye kadar uğramış olduğu ve ileride uğrayacağı olası maddi manevi zararların tazmini gerektiğini, müvekkil şirketin daha fazla zarara uğrama olasılığına binaen davalı yanın kurmuş olduğu söz konusu şirket nezdinde BK 446'ya göre faaliyetlerini durdurma hususunda ihtiyati tedbir kararı verilerek şirketin ticari hayatının sonlandırılmasını, maddi manevi zararının tazmin edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 2015 yılı öncesinde davacı şirkette 3 yıl kadar çalıştığını ve sonrasında iyi ilişkiler ile ayrıldığını, hatta bu iyi ilişkileri neticesinde, davalının alanındaki tecrübesi, başarılı çalışmaları ve önceki çalışma ve ayrılışında bıraktığı iyi intiba nedeniyle davacı şirket tarafından tekrar birlikte çalışmak üzere çağrıldığını, bunun üzerine müvekkil 2017 yılında tekrar davacı şirkette çalışmaya başladığını, anılan nedenlerle müvekkilin davacı şirketten öğrendiği bilgileri kullanması değil, aksine davacı şirketin müvekkilin deneyim ve tecrübelerinden yararlanması söz konusu olduğunu, davalının 28.11.2019 tarihinde davacının iş kanununa aykırı davranışları ve kötü yönetimi nedeniyle işten ayrılmak zorunda kaldığını, Yargıtay kararlarına göre de; şirket kurulması ve hazırlık aşamaları sadakat yükümlülüğüne aykırılık oluşturmayacağından davacının bu konudaki iddiaları da asılsız ve yersiz olduğunu, davalının "makine mühendisi" olarak 8 yıldır plastik işleyen makinalar alanında tecrübe edinmiş olması sebebiyle, mesleğini başka alanda icra etmesini beklemek mümkün olmadığını, davalının 8 yıllık çalışma hayatında edindiği bilgi birikimi ve tecrübesini, mesleği dışında bir işte çalışarak köreltmesi beklenemeyeceği...