Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekilinin dilekçesinde özetle, Müvekkilin mesleğinin öğretmenlik olduğunu, hiçbir zaman ticari bir faaliyetinin olmadığını, müvekkil adına sahte belge tanzim ve imza etmek sureti ile hazırlanan sahte belgelerle müvekkil adına şirketler kurulduğunu, hisse devirleri yapıldığını, müvekkilin bu sahtecilik işlemlerinden ilk kez ... Ltd.Şti ile ... Ltd.Şti. Ortağı ve mesul müdürü olduğu iddiası ile ... ve ... Ağır Ceza mahkemelerinde açılan davalar nedeni ile haberdar olduğunu, Müvekkilin anılan şirketler ile ilgili her iki davada da yargılandığını ve Ticaret Sicil Memurluğundan getirtilen kuruluş evraklarındaki imzalarının müvekkile ait olmadığının tebeyyün ettiğini, müvekkilin internet ortamından başka şirketlere de ortak edildiğini öğrendiğini, bu öğrenme üzerine...
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/777 Esas KARAR NO : 2023/619
DAVAI : Tespit DAVA TARİHİ : 24/07/2012 KARAR TARİHİ : 19/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekilinin dilekçesinde özetle, Müvekkilin mesleğinin öğretmenlik olduğunu, hiçbir zaman ticari bir faaliyetinin olmadığını, müvekkil adına sahte belge tanzim ve imza etmek sureti ile hazırlanan sahte belgelerle müvekkil adına şirketler kurulduğunu, hisse devirleri yapıldığını, müvekkilin bu sahtecilik işlemlerinden ilk kez ... Ltd.Şti ile ... Ltd.Şti. Ortağı ve mesul müdürü olduğu iddiası ile ... ve ... Ağır Ceza mahkemelerinde açılan davalar nedeni ile haberdar olduğunu, Müvekkilin anılan şirketler ile ilgili her iki davada da yargılandığını ve Ticaret Sicil Memurluğundan getirtilen kuruluş evraklarındaki imzalarının müvekkile ait olmadığının tebeyyün ettiğini, müvekkilin internet ortamından başka şirketlere de ortak edildiğini öğrendiğini, bu öğrenme üzerine müvekkilin ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunduğunu ve anılan savcılıkların bir bölümünün yaptıkları tahkikat sonucunda zaman aşımı nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini anılan kararlara itiraz edildiğini ancak kararın değişmediğini, bu işlemleri yapanlara ulaşılamadan dosyaların işlemden kaldırıldığını, şirket kuruluşlarında ve sonrasındaki imzaların müvekkile ait olmadığına işaret edildiğini, müvekkilin bu süreçte şahsi çaba ve araştırmalarına devam ettiğini ve İTO'nun web sitesinden tesadüfen başka şirketler ve ortaklıkları olduğu bilgisini aldığını, bu bilgi üzerine bunu yapanların cezalandırılması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunduktan sonra öncesinde olduğu gibi öğretmenlik mesleğini icraya devam ettiğini, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına hüviyet bilgileri ve hüviyetini kullanarak sahte imzalarla bu işlemlerin yapıldığını bildirdiğini, müvekkilin kendisine ait olmayan bu imzadan dolayı şirket kurarak hisse devri yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilin sosyal, mesleki ve aile hayatında daha büyük olumsuzluklar ve travmalara sebep olmasını önlemek için Ticaret Sicilinde mevcut kayıtların, müstenidatı olan belgelerdeki imzaların müvekkile ait olmadığı ile müvekkil bu sahte imza ve belgelerle oluşturulan şirketlerde ortak olmadığının tespiti talep etmiştir. Asıl davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, Müvekkil sicil memurluğunun, davaya konu olayın cereyan ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü .28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicil Memurluğu, Tİcaret Sicili'ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasa ve tüzüğün kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirildiğini ve sonuca bağlandığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, Sicil Memurluğunun yapılan tescillerde bir ihmali bulunmadığını, davada müvekkilin memurluğa husu...