Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile ... Şirketi arasında Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme/sözleşmelere ...'nin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığını, borçlunun aldığı kredilerini ödememesi ve ödemelerini aksatması üzerine borçluya ve kefillerine ödemeyi teminen hesap kat ihtarnameleri gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacaklarının tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasından takibe geçildiğini, borçlular tarafından, söz konusu takibe itiraz edildiğini ve anılan takiplerine itiraz edilen miktar bakımından durduğunu, davalı borçluların borcun, faizine ve ferilerine yönelik itirazlarının yerinde...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2023/226 Esas KARAR NO:2023/737
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:27/03/2023 KARAR TARİHİ:18/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile ... Şirketi arasında Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme/sözleşmelere ...'nin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığını, borçlunun aldığı kredilerini ödememesi ve ödemelerini aksatması üzerine borçluya ve kefillerine ödemeyi teminen hesap kat ihtarnameleri gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacaklarının tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasından takibe geçildiğini, borçlular tarafından, söz konusu takibe itiraz edildiğini ve anılan takiplerine itiraz edilen miktar bakımından durduğunu, davalı borçluların borcun, faizine ve ferilerine yönelik itirazlarının yerinde olmadığını belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; iş davada dayanak kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarının oluşmadığını, kefalet sözleşmesinin, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme olduğunu, eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmasının şart olduğunu, kanun koyucu, evli kimseler açısından ancak diğer eşin yazılı rızasıyla kefil olabilmelerine imkân sağladığını, diğer taraftan, eşin rızasının alınması kefalet sözleşmesinin tamamlayıcı unsuru değil geçerlilik unsuru olduğundan ve bahsi geçen sözleşmenin geçerli olarak kurulabilmesi için eşin rızasının mutlaka alınması gerektiğinden, bu rızanın alınmaması, kefalet sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğü (butlanı) sonucunu doğurduğunu, müvekkilinin yükümlülük altına girdiği tarihte evli olup iş bu kefalet sözleşmesi akdedilirken eşin rızasının alınmadığını, sözleşme geçerlilik unsurlarını barındırmadığı için bu hali ile kesin hükümsüz sayılması gerektiğini, kesin hükümsüz bir işlem dayalı olarak açılan huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, davaya konu kredinin Hazine Destekli PGS İşletme kredisi olduğunu, bu kredinin kefaletinde ... kefaleti bulunmadığını, ... ile Banka arasında imzalanan protokoller gereğince, ... tarafından borca mahsuben tazminler yapılabilmekte olduğunu, ancak karşı tarafça banka ...Fonuna vekaleten takip işlemlerine devam edildiği ve dolayısı ile iş bu kredi ile sağlanan tazmin bedelinin tahsilat sayılmaması da hukuken aykırı olduğunu, işlemin tahsilat olarak sayılması ve kalan hali il...