Mahkememize açılan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davacılar ile davalılar arasında ahır yapımı hususunda sözleşme imzalandığını, davalılar tarafından sözleşmenin ediminin yerine getirtilmediğini beyan ederek fazlaya yönelik hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacı ... ve ... için ayrı ayrı 100'er TL'nin yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava ahır yapımı sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bu bağlamda, somut uyuşmazlığın taraflarının gerçek kişi olduğu da gözetilerek öncelikle davanın her aşamasında resen de gözetilmesi gereken görev olgusunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere; 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye...
T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/396 Esas KARAR NO : 2023/527 HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/07/2020 KARAR TARİHİ : 06/07/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/07/2023 Mahkememize açılan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davacılar ile davalılar arasında ahır yapımı hususunda sözleşme imzalandığını, davalılar tarafından sözleşmenin ediminin yerine getirtilmediğini beyan ederek fazlaya yönelik hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacı ... ve ... için ayrı ayrı 100'er TL'nin yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava ahır yapımı sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bu bağlamda, somut uyuşmazlığın taraflarının gerçek kişi olduğu da gözetilerek öncelikle davanın her aşamasında resen de gözetilmesi gereken görev olgusunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere; 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise; özel mahkeme niteliğindedir. 01.07.2012 tarihnde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir. Bu bilgiler ışığında dosyamıza Vergi Dairesi Başkanlığı, Ticaret ve Esnaf Odasından gönderilen cevabi müzekkerelerden; tarafların tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşma...