Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kooperatifin davalı üyeden aidat alacağı bulunduğunu, aidatların tasfiye yönetimince her yıl yapılan genel kurullarda tespit edilip üyelere bildirildiğini, alacak likit olup borcun ödenmediğini, bu alacağın tahsili için -----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibine giriştiklerini, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve %40 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş bölümü ve zamanaşımı itirazlarında bulunulmuş, esas yönünden ise, müvekkilinin istifa etmek suretiyle kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, 1163 sayılı Kanunun 81/2.fıkrasında...
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1322 KARAR NO : 2023/574
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 20/02/2012 KARAR TARİHİ : 06/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kooperatifin davalı üyeden aidat alacağı bulunduğunu, aidatların tasfiye yönetimince her yıl yapılan genel kurullarda tespit edilip üyelere bildirildiğini, alacak likit olup borcun ödenmediğini, bu alacağın tahsili için -----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibine giriştiklerini, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve %40 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş bölümü ve zamanaşımı itirazlarında bulunulmuş, esas yönünden ise, müvekkilinin istifa etmek suretiyle kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, 1163 sayılı Kanunun 81/2.fıkrasında 2010 yılında yapılan değişikliğe göre istifa eden kooperatif üyesinin tasfiye giderlerinden sorumlu olacağı iddiasına dayalı olarak takibin ve iş bu davanın açıldığını, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, çünkü anılan yasa değişikliğine göre "Konut yapı kooperatifleri, ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Amacına ulaşarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılabilirler" düzenlemesinin getirildiğini, buradaki amacın, kooperatiften konut veya işyeri alıp da kooperatif üyeliğinden beklenen menfaat gerçekleşince, üyelikten çıkan veya çıkarılan ortakların sırf bu sebepten tasfiye masraflarından kurtulmasının engellenmesi olduğunu, ancak davalının davacı kooperatifte konut veya işyeri sahibi olmadığını, bu nedenle anılan yasal düzenlemenin müvekkili hakkında uygulanamayacağını, davacı icra takibine konu ettiği tasfiye masraflarının 2005 ila 2010 yıllarına ait olup müvekkilinden talep edilmesi mümkün olmadığını, yasanın geriye dönük olarak uygulanamayacağını, müvekkilinin kooperatife hiçbir aidat ve tasfiye borcunun bulunmadığını, çünkü müvekkilinin 2002 ve 2003 yıllarında kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, kooperatif yönetiminin haksız ve hukuka aykırı olarak bu istifayı uygulamadığını, davacı tarafın davalı hakkında yaptığı suç duyurusu üzerine açılan zimmet davasından müvekkilinin beraat ettiğini, en sonunda müvekkilinin ----- Noterliğinin 23/06/2011 tarihli ----- Yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek istifa beyanını tekrarladığını, müvekkilinin maaşına haksız olarak haciz konulduğunu, müvekkilinin kooperatife borçlu bulunmayıp alacaklı olduğunu, -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin -----Esas sayılı dosy...