Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/03/2020 tarihinde meydana gelen kazada ---- plaka sayılı aracın, ----- plaka sayılı aracın hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazada ----- plaka sayılı aracın %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin davalı sigorta şirketine başvuru yaptığını, başvuruya rağmen kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödemediğini bu sebeple sebepsiz zenginleştiğini bildirdiğinden bahisle 12/03/2020 tarihli kaza sebebiyle müvekkiline ödenmeyen tazminatın, davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından başvuru şartının yerine...
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/766 Esas KARAR NO : 2023/337
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2022 KARAR TARİHİ : 25/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/03/2020 tarihinde meydana gelen kazada ---- plaka sayılı aracın, ----- plaka sayılı aracın hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazada ----- plaka sayılı aracın %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin davalı sigorta şirketine başvuru yaptığını, başvuruya rağmen kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödemediğini bu sebeple sebepsiz zenginleştiğini bildirdiğinden bahisle 12/03/2020 tarihli kaza sebebiyle müvekkiline ödenmeyen tazminatın, davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından başvuru şartının yerine getirilmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, munzam zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, ikrar anlamına gelmemekle birlikte eldeki davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacı tarafın iddialarını somutlaştıramadığını, iddialarını ispatlayamayan davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: TBKnın 122. maddesi çerçevesinde aşkın (munzam) zarar talebinin konusunu oluşturan zaman aralığına ilişkin piyasadaki ekonomik koşullar karşısında, eldeki davada varlığı iddia olunan zarar olgusunun, davacının bulunduğu duruma göre somut vakıalarla ispatının gerekip gerekmediği,TBK'nun 122. maddesine dayanan munzam zarar istemine ilişkindir. Borcun ifasının geciktirilmesi borçlunun temerrüdü sonucunu doğuracaktır. Borçlunun temerrüdü hâlinde ise ortaya çıkacak olan hukukî sonuçlar TBKnın 117 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir. Bu sonuçlar arasında uyuşmazlığın niteliği itibariyle önem arz edenlerden ilki; TBKnın 122. maddesinde düzenlenen aşkın (munzam) zarar kavramıdır. Öte yandan aşkın (munzam) zararın anlaşılabilmesi için öncelikle, borçlu temerrüdünün bir diğer sonucu olan temerrüt faizinin hukuksal niteliği üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır. Temerrüt faizi, borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine TBKnın 120. maddesi gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı süresince varlığını sürdüren bir karşılık olması itibariyle zamanında ifa etme olgusuyla doğrudan bir bağlantı içerisindedir. Bu kapsamda borçlu, kusurlu olsun veya olmasın borcunu zamanında ifa etmemiş olması durumunda temerrüt faizi ödemekle yükümlü olup bu durum ve temerrüt faiz oranları, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun (3095 sayılı Kanun) 2. maddesinde Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede b...