Hacze karşı açılan davada, kesinleşmiş bulunan ödeme emri safhasındaki hususlar değerlendirilerek karar verilemeyeceği hakkında.
DANIŞTAY Vergi Dava Daireleri Kurulu E. 2017/282 K. 2017/367 T. 05.07.2017 6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN HACİZ KANUNİ TEMSİLCİ HACZE KARŞI AÇILAN DAVADA, KESİNLEŞMİŞ BULUNAN ÖDEME EMRİ SAFHASINDAKİ HUSUSLAR DEĞERLENDİRİLEREK KARAR VERİLEMEYECEĞİ HAKKINDA. 6183/md. 35 , mük.md.35 , 54 , 62 , 64 213/md. 10 İstemin Özeti: ... Yapı Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla, şirketin kanuni temsilcisi ve ortağı olan davacının gayrimenkullerine ve banka hesaplarına konulan hacizlerin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 1. Vergi Mahkemesi 28.03.2014 gün ve E:2013/2032, K:2014/847 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 4369 sayılı Kanunun 21'inci maddesi ile değişik 35, mükerrer 35, 54, 62 ve 64'üncü maddeleri ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesi hükümlerine yer verdikten soma, ... Yapı Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 2005 yılının Ocak döneminden, 2008 yılının sonuna kadar olan dönemlere ait muhtelif vergi, ceza ve gecikme faizlerini içeren vergi borçlarının tahsili amacıyla bir dönem şirket ortağı ve kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 09.11.2012 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine rağmen söz konusu vergi borçlarının ödenmemesi üzerine dava konusu e-haciz işleminin tesis edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre tescil ve ilanın, limited şirketlerde kanuni temsilcilik ve ortaklık sıfatının kazanılması ya da kaybedilmesi açısından kurucu mahiyet taşımadığı, iyi niyetli üçüncü kişilerin korunması amacıyla öngörüldüğü, Türk Ticaret Kanununun 36'ncı maddesi uyarınca, ticaret sicili kayıtları nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü kişiler hakkında, tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği; ilanın tamamı aynı nüshada yayımlanmamış ise son kısmının yayınlandığı günü izleyen iş gününden itibaren hukuki sonuçlarım doğuracağı, tescili zorunlu olduğu halde tescil edilmemiş veya tescil edilip de ilam zorunlu iken ilan olunmamış bir hususun, ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği ispat edildiği takdirde, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceği, kanuni temsilci konumundaki limited şirket ortaklarının, vergi alacaklısıyla vergi alacağına yönelik ilişkisinin kamusal nitelikte olduğu ve kanundan doğduğu, tescil veya hem tescil hem de ilam öngörülmüş bir hususun tescil ve ilan edilmemesi halinde bu hususun üçüncü şahıslara aksi ispat olunmadıkça ileri sürülememesi durumunun, vergi alacaklısı açısından geçerli olmadığı, diğer bir ifade ile vergi alacaklısının, Türk Ticaret Kanununun 36'ncl maddesinin uygulanması açısından, hükmün korumak istediği üçüncü şahıs konumunda olmadığı, vergi alacaklısı üçüncü bir şahıs olarak kabul edilse dahi, sicil kayıtlarının inceleyip bu kayıtlara güvenerek şirketle hukuki işlemlere girişen kişi konumunda olmadığından sicilin olumsuz etkisinden vergi alacaklısı lehine sonuçlar doğmayacağı, öte yandan, kanuni temsilcilik veya ort...