Ceza kesme işleminin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuata uygun olan cezanın, anayasa mahkemesince verilen iptal kararı nedeniyle kısmen hukuka aykırı hale gelmesinde davalı idareye kusur yüklenemeyeceğinden, idare aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk görülmediği hakkında.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2007/63 K. 2007/206 T. 25.5.2007 YARGILAMA GİDERLERİNİN TESPİTİ İDARENİN KUSURU VEKALET ÜCRETİ CEZA KESME İŞLEMİNİN TESİS EDİLDİĞİ VE DAVANIN AÇILDIĞI TARİHTE YÜRÜRLÜKTE BULUNAN MEVZUATA UYGUN OLAN CEZANIN, ANAYASA MAHKEMESİNCE VERİLEN İPTAL KARARI NEDENİYLE KISMEN HUKUKA AYKIRI HALE GELMESİNDE DAVALI İDAREYE KUSUR YÜKLENEMEYECEĞİNDEN, İDARE ALEYHİNE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİNDE HUKUKA UYGUNLUK GÖRÜLMEDİĞİ HAKKINDA. 2577/md. 24 , 31 İstemin Özeti: İnşaat taahhüt işi ile uğraşan yükümlü şirketin içeriği itibarıyla yanıltıcı faturalar kullanarak haksız katma değer vergisi indiriminde bulunduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak davacı şirket adına 1999 Haziran, Ekim, Kasım ve Aralık dönemleri için re'sen vergi zıyaı cezalı katma değer vergisi salınmıştır. ? Vergi Mahkemesi 1.5.2001 günlü ve E: 2000/990, K:2001/360 sayılı kararıyla; davacı şirketin katma değer vergisi indiriminde kullandığı faturaları düzenleyen mükelleflerin adreslerinde bulunamamasının ve vergi yükümlülüklerini yerine getirmemelerinin, gerçekte mal alım-satımı yapmadıklarının tespitinde tek başına yeterli olmadığı ve davacı şirkete düzenledikleri faturaların muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğunu göstermediği gerekçesiyle vergi ve cezayı kaldırmıştır. Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesi 29.4.2004 günlü ve E:2001/4200, K:2004/1176 sayılı kararıyla; davacı şirketin katma değer vergisi indiriminde kullandığı faturaları düzenleyen şahıslardan birinin defter ve belgelerinin istenmesine ilişkin yazının, adresinde bulunamaması nedeniyle tebliğ edilmediği ve faaliyetine başladığı tarihten itibaren hiç beyanname vermediği, ancak davacı şirketin işlemlerinin incelemeye başlanmasından sonra bu şirkete düzenlediği faturaları kapsayacak şekilde ve pişmanlıkla beyanda bulunduğu, fatura düzenleyen bir diğer mükellefin de Ocak 1994 tarihine kadar düzensiz olarak beyanname verdiği, bu tarihten sonra davacı şirket hakkında vergi incelemesine başlandığı 2000 yılına kadar beyanname vermediği, 19.9.2000 tarihinde Temmuz 1999 dönemi için davacı şirkete düzenlediği faturaları da kapsar şekilde beyanname verdiğinin anlaşıldığı, bu tespitlerin gerçek bir mal teslimi olmadan, bedel karşılığı fatura düzenlediklerini ortaya koyduğu gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozma kararına uymayan?. .Vergi Mahkemesi 28.10.2004 günlü ve E: 2004/963, K:2004/939 sayılı kararıyla, tarhiyatın terkini yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir. Israr kararına karşı vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 17.6.2005 günlü ve E: 2005/94, K:2005/161 sayılı kararıyla; yükümlünün fatura aldığı kişi ve şirketle ilgili olarak yapılan tespitler ve bunların davacı şirketin incelenmeye başlanmasından sonra sadece davacı ile ilgili faturaları kapsayacak şekilde pişmanlıkla beyanname vermelerinin, bunların gerçekte tacir olmadıklarını ve şeklen vergi yükümlülüklerini tesis ettirip ...