Vergi usul kanununun 413 üncü maddesi uyarınca yayımlanan ve bilgilendirme mahiyetinde bulunan dava konusu sirkülerin hukuki sonuçlar doğurmak üzere yayımlanan, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken genel bir düzenleyici işlem niteliğinde olduğunu kabule olanak bulunmadığından davanın sirkülerin iptali istemine ilişkin kısmının iptali gerektiği hk.
Vergi Dava Daireleri Kurulu 2007/495 E. , 2008/159 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No: 2007/495 Karar No: 2008/159 Temyiz Eden: ... Sağlık Yardım Sandığı Vekili : ... Karşı Taraf: Maliye Bakanlığı İstemin Özeti : Davacının başvurusu üzerine, elde ettiği banka mevduat faizlerinden ve repo gelirlerinden vergi tevkifatı yapılması gerektiğinin bildirilmesine ilişkin 19.4.2006 günlü ve 28877 sayılı işlemin ve bu işleme dayanak gösterilen 45 No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinin iptali için dava açılmıştır. Danıştay Dördüncü Dairesi 28.3.2007 günlü ve E:2006/3015, K:2007/1057 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 5281 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle 1.1.2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere eklenen ve 1.1.2006 tarihinde yürürlüğe giren geçici 67 nci maddede sayılan kişi ve kurumlar dışında kalan tüm gerçek ve tüzel kişilerin mükellefiyet durumuna bakılmaksızın, Kanunun 75 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (7),(12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratları üzerinden vergi tevkifatı uygulaması getirilmiş olup, bu iratların ticari kazanç kapsamı dışında elde edilmiş olması halinde ise bu tevkifatın nihai vergi sayılacağının belirtildiği, dava konusu sirkülerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413'üncü maddesinin 4962 sayılı Kanunun 17'nci maddesi ile değişik ikinci fıkrasının Maliye Bakanlığına vermiş olduğu yetki uyarınca yayımlandığı ve bu maddenin ilk fıkrasında, mükelleflerin, Maliye Bakanlığından veya Maliye Bakanlığının bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında izahat isteyebilecekleri; Maliye Bakanlığına yetki veren ikinci fıkrasında da, yetkili makamların izahat isteğini, yazı ile veya sirkülerle cevaplamak mecburiyetinde oldukları düzenlemesini içerdiği, bu iki fıkra hükmünün birlikte değerlendirilmesinden anlaşılacağı üzere; Maliye Bakanlığına sirküler yayımlama konusunda verilen yetkinin amacının, mükelleflerin, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve duraksama yaratan hususlarda istemiş oldukları izahatın (açıklamanın), her mükellefe ayrı ayrı yazı ile verilmesi yerine; aynı durumda bulunan tüm mükelleflere, aynı anda ve tek işlemle duyurulmasının sağlanması olduğu, Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67nci maddesinin uygulamasına yönelik açıklamaların 257 seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ve dava konusu edilen 45 nolu Gelir Vergisi Sirkülerinde yapıldığı, dava konusu sirkülerde, mevduat faizleri, kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığında ödenen kar payları ve repo gelirleri üzerinden yapılması gereken vergi tevkifatı ile ilgili olarak gerekli açıklamalara yer verildiği, davacı Yardım Sandığının, 3.4.2006 günlü dilekçe ile Sandığın belirtilen kesintiden muaf tutulması gerektiği görüşüyle davalı idareye başvurduğu, dava konusu edilen işlemle, davacıya anılan gelirleri üzerinden vergi tevkifatı yapılması gereğinin bildirilmesi üzerine...